Ben,artık ondan hiç bahsetmiyordum.Fakat,taze ağaçların gövdesine kazılmış isimler,zaman ile onların kuru bağrında onların derin ve büyük yaralar halini alırsa,Seniha’nın hatırası da ben öyle bir hal almıştı.
Ben,istikbalde çekeceğim acıları o kadar kuvvetle tahmin edememiştim.Korkunç bir kabuğun içinde gizlenmiş,nadide bir sedefe benzeyen ruhuma–bu aşk için yaratılmış,nazik hassas şeye–pusu kuran felaketi büyün genişliğiyle görememiştim.