Yolculuğun ve değişimin de kendine has bir sıkıcılığı olur. Sonunda hep o aynı başkalık olmaya başlar; başka bir tepe, başka bir nehir, başka bir adam, başka bir gün. Ayak, uzun mu uzun bir çemberde dönüp durmaktadır.
Gök, bu duvarın taşıdığı çatıdır. Gece olunca yıldızlar cam havadan yapılma çatıdan parlar.İnsan onlara da yelken açabilir, dünyanın ötesindeki dünyalara.