Zeynep

Birini ya da bir şeyi kabul etmek sizi değişmek için özgür kılar. Kabul etmek, olanları olduğu gibi görmektir. Kabul etmenin zıttı sizin zor durumlarla başa çıkmanıza engel olan yargılama durumudur. Bir kişiyi ya da olayı sadece mantıksal olarak değil duygusal olarak da kabul ettiğiniz de, o kişinin ve anın zihninizde huzur içinde kalmasına izin verirsiniz ve var olan anı algılayış biçiminiz rahatsız edici olmaz.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Reklam
Özür dilemek hassas olmayı gerektirir çünkü temelde kusurlarınızı kabul ediyor olursunuz. Yanlış yapılan şeyleri kabul edip özür dilemek cesaret işidir ve davranışlarınızla ilgili savunmaya geçmeniz ilişkiniz için size yardımcı olmaz; çatışmayı çözmez ve karşı tarafın sizinle bağ kurmasını zorlaştırır.
Sayfa 132·Kitabı okudu
Öyleyse nerede korku varsa orada utanç da vardır demek doğru değildir. Tam tersine, nerede utanç varsa orada korku da vardır. Ama korkunun olduğu her yerde utanç yoktur, çünkü korku bence utançtan daha kapsayıcı bir kavramdır. Sayılar kümesinin tek sayıları kapsaması gibi, korku da utancı kapsar. Yani tek sayılar sayı oldukları halde, bütün sayılar tek sayı değildir.
Sayfa 20·Kitabı okudu
İnsanlar için umutsuzluk denilen şey imkansızdır. İnsanlar genellikle umutla kandırılır; ama aynı zamanda “umutsuzluk” kavramıyla da aynı şekilde kandırılırlar. Bunu açıkça ifade edeyim. İnsanoğlu mutsuzluğun derinliklerine düştüğünde bile birazcık bir umut ışığını el yordamıyla arayıp durur.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Eğer acının bütün dikkatinizi ele geçirmesine izin verirseniz eski benliğinizi kaybedersiniz. Bu olumsuz bir enerji ve kurban zihniyeti oluşturur. Hastalık ne kadar nadir olursa, kendinizi o kadar özel hissedebilirsiniz.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Reklam