kadir sefa, bir alıntı ekledi.
 24 May 19:25 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İç Kelepçe
Barış bir barut peçe
Ha bende cinnet-kıvılcım, ha denizde kum
Yüreğim sürçe sürçe
Şiddet damarım çatlar, ağzım zehir-zakkum
Ellerim birer pençe
Yaklaşır bana cinayet
Davranırım
Ve düşer başıma ayet
Kerkesi vurdum sanırım

Gülce, Ömer Lütfi MeteGülce, Ömer Lütfi Mete

Fayton-
O sahibinin sesi gramofonlarda çalınan şey
İncecik melankolisiymiş yalnızlığının.
İntihar karası bir faytona binmiş geçerken ablam.
Caddelerinden ölümler aşkı pera'nın

Esrikmiş herhal bahçe bahçe çiçekleri olan ablam.
Çiçeksiz bir çiçekçi dükkanının önünde durmuş...
Tüllere sarılı mor bir Karadağ tabancasıyla,
Zakkum fotoğrafları varmış,cezayir menekşeleri camekanda.

Ben ki son üç gecedir intihar etmedim hiç bilemem.
İntihar karası bir faytonun ağışı göğe atlarıyla birlikte.
Cezayir menekşelerini seçip satan alışından olabilir mi ablamın.
"E.AYHAN"

DİYALEKTİK MUTSUZLUKLAR

bir uzak sabah denizidir gittiğin kapı
ellerinde rüzgârın taşınmaz çamurları var
köpürmüş soylarımı toplarken çürüyen yanlarımdan
inan batmış şehirler gibi onarılmaz anılar
gözlerinde unuttuğum o eski aciz miras
almaya gelsem soluğumda dalgın yosun kokusu
biliyorum artık hiçbir gemi beni taşımaz
ve yeniden büyür içimde mağrur bir zakkum gibi
terkedilmek korkusu

susarsın bir silâhsızlanma akşamı
susarsın dudaklarında ıslıklar kanar
öpülmez dudakların ıslık yarası
mavzerdir dokunmalarım kirvem bilirsin
öpemem, öpersem tekmil bir aşiret tragedyası

hüznünü ver bana yeter, gizli hüznünü

kolları bağlı hüzün olsun dört yanım
ırağına vurma beni kirvem, ağlarım, delirirsin
sonra derler haklıdır sevdası
geç olur ki artık onarmaz rakılar
geç olur bir yaraya rakının dağılması

sen denize sırtını dönen uykusuz dağlı
gemiler nerde (ki çoğu hüviyetidir melankolinin)
nerde aykırı mavzerler (onlara sığdıramazsın ki öfkelerini)
barut esmeri tenine sevdalarımı sürdüğüm
nasıl taşıdın bunca yıl delirmiş saçlarında
o eski şark yelini
biliyorum dokunsam parmaklarım kırılır
dokunmasam eşkîya uykusuzluğu çetin silâhlar gibi

MURATHAN MUNGAN

Sevgi Korkmaz, bir alıntı ekledi.
10 May 12:11

bir uzak sabah denizidir gittiğin kapı
ellerinde rüzgarın taşınmaz çamurları var
köpürmüş soylarımı toplarken çürüyen yanlarımdan
inan batmış şehirler gibi onarılmaz anılar
gözlerinde unuttuğum o eski aciz miras
almaya gelsem soluğumda dalgın yosun kokusu
biliyorum artık hiçbir gemi beni taşımaz
ve yeniden büyür içimde mağrur bir zakkum gibi terkedilmek korkusu
susarsın bir silahsızlanma akşamı
susarsın dudaklarında ıslıklar kanar
öpülmez dudakların ıslık yarası
mavzerdir dokunmalarım kirvem bilirsin
öpemem, öpersem tekmil bir aşiret tragedyası
hüznünü ver bana yeter, gizli hüznünü
kolları bağlı hüzün olsun dört yanım
ırağına vurma beni kirvem, ağlarım, delirirsin
sonra derler haklıdır sevdası
geç olur ki artık onarmaz rakılar
geç olur bir yaraya rakının dağılması

Tanrı’nın Beğenmediği Kadın, Ali BayramTanrı’nın Beğenmediği Kadın, Ali Bayram
•Muhayyîr•, bir alıntı ekledi.
09 May 22:21 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Elhasıl: Ey insan! Senin elinde gayet zayıf fakat seyyiatta ve tahribatta eli gayet uzun ve hasenatta eli gayet kısa, cüz-i ihtiyarî namında bir iraden var. O iradenin bir eline duayı ver ki silsile-i hasenatın bir meyvesi olan cennete eli yetişsin ve bir çiçeği olan saadet-i ebediyeye eli uzansın. Diğer eline istiğfarı ver ki onun eli seyyiattan kısalsın ve o şecere-i mel'unenin bir meyvesi olan zakkum-u cehenneme yetişmesin.

Sözler, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 523 - 26.Söz)Sözler, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 523 - 26.Söz)

Günaydın Zakkum
Uyan Güneşım,
Mor
Çiçeklerden karmaşık,
Beyaz
Çiceker aşkına,
Zakkum
Huzur ile,
Sarıl sımsıkı,
Sevdiğine
...
K.TATAROĞLU

Biz güzel olamadık, sorular soramadık
Birbirimizden başka bir cevap bulamadık
Biz hiç alışamadık, bir kalıba uyamadık
Birbirimizden başka bir dala konamadık..

Son bir gece daha çirkin olalım
Aynalara değil, birbirimize bakalım
Bir hayattı tutunamadık
Gel ona bir son yazalım..

(Zakkum - Ahtapotlar)
https://www.youtube.com/watch?v=a2tH8GLE88I

Sncktr.dusunen, bir alıntı ekledi.
07 May 18:46 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

İç Kelepçe
Barış bir barut peçe
Ha bende cinnet-kıvılcım, ha denizde kum
Yüreğim sürçe sürçe
Şiddet damarım çatlar, ağzım zehir-zakkum
Ellerim birer pençe
Yaklaşır bana cinayet
Davranırım
Ve düşer başıma ayet
Kerkesi vurdum sanırım.

Gülce, Ömer Lütfi MeteGülce, Ömer Lütfi Mete
, bir alıntı ekledi.
01 May 22:29 · Kitabı okudu

İlkbahar bir bayram, bir uyanış, bir mucize, bir çılgınlık, olamayacak gibi duran bir şeyin oluşu, ilkbahar şu, ilkbahar bu... Kuş, papatya, gelincik, çayır, çimen, ağaç, çiçek, mimoza, zakkum, su sesi, hindiba, Çingene, kuzu... Klasik ilkbaharların içinde hepsinin, hatta sülüğün bile yeri vardır. Unuttuklarım da çoktur a, en mühimi nisan, mayıs güneşi.

Mahalle Kahvesi, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 97)Mahalle Kahvesi, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 97)