• devrim yüce bir aşktı
    daha yücesi varsa şayet
    o da devrimde yaşanan aştktı.
    yağmurlar topladı çiçekleri
    umut bırakmadı dallarda
    ve ben sana aldandım
    saçlarındaki tomurcuklara.
    taştan kayıklarla kara sularda,
    denizler aşmaya çalıştım,
    ve sen, tüm deniz fenerlerini
    alıp kaçtın limanlara
    okyanusta ışıksız, ıssız, bir başıma.

    En ıslak belki de sana inanıdm
    en tuzlu sana,
    en yalnızlıklarla, sana.
    metrelerce dalgalardan kaçtım
    ufuksuz derinliklerden çıktım
    çıktım çıkmasına ama
    gözünün karasında boğuldum
    en güzel sende yok oldum.
    ve de en uzun sende

    ölüm hasat yapıyordu yazın
    sarı tarlalarda insan biçiyordu
    biçiyor ve savuruyordu rüzgara
    ve ben en sarı orada öldüm,
    en yükseğe o zaman savruldum.
    bir buğday başağında saklandım
    biçildim yere düştüm, serildim, kurudum.
    toprağa düştüm, karıncalara yem oldum.
    bir şarkı söyledi rüzgar
    bir çarkı çaldı ıslıkla, uğultulu!
    bir şarkı söyledi bana
    bir şarkı:
    bir şarkı , yüreğimi acıttı.
    ve ben en acı ve en rüzgarlı
    seni sevdim,
    biçilirken, şarkı söylerken,
    gökyüzüne savrulurken...
    en bereketli ve çorak
    sarı ekinlerle, ben en çok
    en çok sana aldandım.
  • Hizmette fertlerin ilgisizliği ve bilgisizliği toplumları ve örgütleri felçli kılar. Hizmetin çarkı dönerken çarkın her dişlisinin her defasında yeni baştan eğitilmesi ve bilinmesi için zaman yoktur.
  • Expecto Patronum

    Serinin daha 3 tane kitabını okumuş olsam da okuduğum her bir kitabı bir öncekine göre daha güzel oluyor. Zaten genel olarak da serinin iki kitaptan sonra gerçek manasıyla güzelleştiğini savunanlar çok fazla olduğu için de bunu bilerek ve bu durumun beklentisiyle seriye başladım ve bu güzel seri bu güzel kitabıyla beklentimi tamamen karşıladı, genelde bu tarz beklentilerle başladığım sağ olsunlar kitaplar çoğunluk olarak beni üzerdi Azkaban Tutsağı ise beklentimin azlığının farkına vardırttı. Nasıl desem kitap bu sefer daha bir gerçekçi ve daha bir olgunlaşmış hissi verdi, birçok ipucu vermiş olmasına rağmen sonlarında ve final kısmında daha olgun daha güzel şekilde şaşırtabildi. Şaşırtmasıyla beraber duygulandırabildi de.

    İlk iki kitapta olduğu gibi Rowling yine final zamanı olacak şeylerle ilgili kitabın başından beri okuyucuya ipuçları veriyor, bu sefer ise ilk 2 kitaba göre çok çok daha fazla ipuçları vererek daha doğrusu dikkatli okurun yakalamasını isteyerek final hakkında okuru hem düşünce sahibi yapıp tahminlerde bulunduruyor hem de bunlarla beraber yanıltabiliyor. Cümlemden de anlaşılacağı üzere kurgu bayağı bir katmanlı, yeni karakterler ve unsurların fazlasıyla etken olup detaylandırıldığı ve bunlarla beraber seri ile ilgili yeni birçok şeyi de öğrenebileceğimiz içerikte. Düşünün artık Malfoy’u bile fazla okumayıp yeni unsurların içinde geziniyoruz. Malfoy ve diğerleri kitabın içinde çok fazla aktif olmamasından dolayı sanırım Rowling sayfa sayısını kısa tutmak da istemiş olabilir. Zaten serinin bu kitabından sonra kalan kitaplarında Rownlig’ın sayfa sayısının fazlasıyla arttığını görüyoruz. Sihir dünyasından yeni karakterlerle de tanışıyoruz bu kitapta, hayal gücünün en kuvvetli olduğu tartışmasız benim için “Hızır Otobüs”, Ruh Emiciler ise Yüzüklerin Efendisi Dokuzlar’dan sonra fantastik kitapların artık olmazsa olmaz tür karakterlerinden. Yüzüktayflarına fazlasıyla benzeyip onları akla getiriyor ama bana daha çok Robert Jordan ‘ın Zaman Çarkı serisindeki “Soluk”ları hatırlattı, gerek karşılarındaki kişiye verdiği öpücükler olsun, gerek tayfların aksine sayılarının çokluğu olsun gerekse de göz ve yürüyüş hareketleri olsun birbirine daha çok benzer şekilde.

    Bu kadar güzelliğinin ve barındırdığı yeniliklerinin yanında da aslında bir nebze de olsa kendini tekrarlayan ve az da olsa “Yine mi yani?” dedirten bir kitap. Klasik şekilde 4 Privet Drive’da Dursleyler’in yaptıkları ile başlayıp Harry’nin bir şekilde o evden çıkması, yine ufak ama farklı bir macera ile beraber Hogwarts’a gidilmesi, yeni Karanlık Sanatlara Karşı Savunma hocası ve bu hocadan kitap sonunda bir şeyler çıkması, Harry’nin başını belalara sokup bunlardan ucuz bir şekilde kurtulması gibi klişelerin olduğu bir kitap, aslında bu durumlardan sıkması gerekirken aksine hem bu durumları beklenti haline getirip hem de sevdirterek farkını ortaya koyan bir seri.
  • Değiştiremeyeçeğimiz şeyler için kendimizi kahretmeyelim.
  • Yusuf gözlerini odada şöyle bir gezdirdikten sonra içeri doğru bir adım attı. Kaymakam korku ile iskemlesini çekti, fakat Yusuf birdenbire kolunu havaya kaldırdı, elinde tuttuğu meşin kamçıyı İzzet Bey'in suratına yapıştırdı, ondan sonra bu kamçı müthiş bir çabuklukla inip kalkmaya ve masanın etrafındakilere rastgele vurmaya başladı. Fakat bu sırada, Yusuf kolunu tekrar havaya kaldırdığı zaman, kamçı, kenarda ve konsolun üzerinde duran lambaya çarptı ve onun şişesini düşürdü. Bunun rüzgârında birkaç kere yükselip alçalan isli bir alev hemen kayboldu ve oda tam bir karanlığa gömüldü.

    Yusuf lambanın sönmeden evvel verdiği dalgalı ve kırmızı aydınlıkta, karşı sedirde oturan Şakir'in cebinden tabancasını çıkardığını görmüş ve kendisi de kamçıyı bir kenara fırlatarak gocuğunun cebinden Nagant'ını çekmişti. Daha kendini toparlamaya vakit bulamadan karşısında bir alevin parladığını gördü ve sağ kulağının dibinden vınlayarak geçen kurşun arkasındaki duvara saplandı.

    O zaman Yusuf da ateş etmeye başladı. Evvela karşısına doğru iki el sıktı ve sedirden aşağı bir şeyin yuvarlandığını duydu. Fakat bu ona emniyet vermedi. Bu karanlık odanın her köşesinde bir ölüm saklı olduğunu ve buradan çıkmak için her şeyin yok edilmesi icap ettiğini sanıyordu. Zaten artık kafası herhangi bir şey düşünecek halde değildi. Uzun senelerden beri nefsine karşı yaptığı tahakkümlerin acısı çıkıyor, içinde boşandığını hissettiği bir çarkı artık durduramayacağını anlıyordu. Bu anda bütün hayatıyla, bütün muhitiyle, bütün dünya ile hesap kesiyor ve bu hesaplaşma, şimdiye kadar her şeye baş eğdiği nispette korkunç oluyordu.
  • Epub olarak okumak isterseniz? Buyurum size Zaman çarkı; https://www.kitapindir.net/yazar/robert-jordan
  • Bir kitabı bitirmenin sevinci(zaman çarkı-kılıçtan taş.), yeni kitaba başlamanın heyecanı (zaman çarkı-hanöer yolu)