• Ey özlenen zamanla şimdiki zaman arasında çırpınan yeryüzü...
  • Edeb ve insanlık zor zamanla sınanmadığında sadece bir söylevdir.
  • Hayat, soğuk kayıtsız, herkesin maskelerini çeker alır zamanla; maskeleri de hani çoktur herkesin.
  • Atatürk bu milletin aranan lideridir. Millet, başı her sıkıştığında onu özler ve bu sebeple de silinemez, bir şahsiyettir. Atatürk, yıpratılma seansları ile zarar göremeyecek, son derece önemli, anıtsal bir siyasi portredir. Dolayısıyla, Atatürksüz tarih düşünülemez. Bunun böyle olduğu zamanla daha da iyi anlaşılacaktır. Tarih, Atatürk’ün etrafında şekillenmelidir ve öyle de olacaktır.
  • Bildiğim en iyi şey, zamanla öğreneceğimdir.
  • “İlim ilim bilmektir.
    İlim kendin bilmektir.
    Sen kendin bilmezsen
    Ya nice okumaktır.”
    Yunus Emre

    Yunus’un da dediği gibi önce kendimizi bilmeli, tanımalıyız. Gücümüzü, yetenek ve kabiliyetlerimizi, acılara dayanabilme eşiğimizi, güçlüklere karşı baş edebilme seviyemizi bilmeli ve kendimizi doğru ve güzel istikamette sürekli eğitmeli, yenilemeli, sınamalı ve gözden geçirmeliyiz.

    Tüm bunlar içinde önce okumalıyız. Okumalı ve öğrenmeli gerçeklerin aslında neler olduğunu kendi penceremizden analiz etmeliyiz. Okumak, bilmenin ve öğrenmenin anahtarıdır; çünkü bilgilerimizin % 80’den fazlasını okuyarak elde ediyoruz.

    “Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?” “İlim Çin’de de olsa alınız”, “Bana bir kelime öğretenin kölesi olurum.” Özdeyişlerini duymayanınız yoktur sanırım.

    Okumalı, zevkle okumalı
    Kültürel birikimimiz için okumalı,
    Eğitimli olmak için okumalı,
    Medeni birer vatandaş olmak için okumalı,
    İyi birer ebeveyn olmak için okumalı,
    Toplumumuzu anlamak için okumalı,
    Olayları anlayabilmek için okumalı,
    Görünen sebeple gerçek sebebin farkını ayırt edebilmek için okumalı,
    Eşimizi, sevdiğimizi, çocuğumuzu anlayabilmek için okumalı,
    Farklı olmak için okumalı,
    Özel olmak için okumalı,
    Güçlü olmak için okumalı,
    Sevgili olmak için okumalı,
    Her şeyden önemlisi senin “benliğin” için ve kendini tanıyabilmen için okumalısın.

    Bir Türk kızımız kitap okuyor, okuyor, okuyor.. Kitap okudukça kitabin kahramanlarıyla kendini özdeşleştiriyor. Kendinde karşı konulmaz bir güç hissediyor. İsterse başarılı olabileceğini fark ediyor. Kitaplarda okudukları kişileri düşünüyor. Çalışkan, azimli ve başarılı. Benim onlardan ne farkım var diye düşünüyor. Başlıyor çalışmaya. Çalışıyor, çalışıyor, çalışıyor ve Avrupa Boks Şampiyonu oluveriyor. Bunun gibi yüzlerce örnek sayılabilir. Ama o örneklerden birisi de neden sen olmayasın? Bir insanın isteyipte yapamayacağı şey sınırlıdır, yok denecek kadar azdır. Ama bütün yolculuklar bir adımla başlar. İlk adım çok önemlidir.

    Sevgili Yunus “Herdem yeni doğarız / Bizden kim usanası”
    Hz. Mevlana “Bugün yeni bir gün. Yeni bir şeyler söyle. Dün su gibi aktı gitti cancağızım” demiş.

    “Gerçek manada aydın olmak okuduğu yazılardan öğrendiklerini nakleden değil, sentez yapıp fikir üreten ve bu fikirleriyle önce milletine ve insanlığa faydalı olan insan demektir.” Bir hekimin hastasını tedavi ettiğinde yaşadığı, tattığı hazzı düşünün. Onun gibi bildiğin bir bilgiyi değer katacak şekilde karşı tarafa aktardığın zamanda -farzı misal- bir yaraya merhem olduğu zaman yaşayacağın hazzı düşün. Örnek; çocuğun var. Hasta ve ishal olmuş. Biliyorsun ki bu hastalıkta sıvı kaybı olur ve hastanın vücudunu güçlendirici ilaçların yanısıra bol sıvıya da ihtiyacı olacaktır ve sen bunu öğrendin. Bunun gibi nicelerini sayabiliriz.

    Çevremize baktığımız zaman hayıflanırız. Neden yaş ağacı kesiyorlar? Neden yere tükürüyorlar? Neden ufacık çocukları dövüyorlar? Neden yaşlılara yardımcı olmuyorlar? Neden devlet malına zarar veriyorlar? Neden, Neden, Neden?? Bu soruları çoğaltmak mümkün ama okuyup sentez ettiğin zaman bu nedenlerin farkına daha iyi varacaksın ve en azından zamanla sen o “Nedenlerdeki” baş aktör olmayacaksın.

    Okumazsak başkalarının bize dikte ettirdiklerine inanırız, okursak bize dikte edilmeye çalışılanların doğru-yanlış ne olduğunu anlayabiliriz.

    Şu inanış yanlıştır. Sadece tahsil gören kişiler okur ve okumaya ihtiyaçları vardır. Onlar mecburiyetten okuyor. Okumazlarsa diploma alamazlar en azından. Aslında okumak ve dolayısıyla öğrenmek bir süreçtir ve ölünceye kadar da devam eder.

    Aydınlık bir gelecek, başarılı ve medeni nesillerin yetişmesi için sağlıklı okumalar.

    Ömer Yaşar
  • Biraz yorgunum, kavgaları birikiyor insanın!
    Her uzvundan ayrı ayrı taşıyor acısı zamanla! 
    Yaşımdan yorgun, yaşımdan telaşlıyım bugünlerde!
    Kaç yaşındayım sahi saymadım, bilmiyorum!

    Erdem Beyazıt