Celal Şengör’ün okuduğum ilk kitabıydı.Bir çok not aldım.Okunacak,araştıralacak kitap,yazar,yer…Geniş bilgisine hayran oluyordum,okuyunca hayranlığım katmerlendi ve okuduklarımın koskoca deryada bir katre olduğunu düşündüm.Atatürk hayranlığı,bilim sevdası,okumaya ve araştırmaya düşkünlüğü,tartışma üslubu kitabın okumaya değer olduğunu tekrar göz önüne seriyor.Ancak kitapta sıkça Nazi Almanya’sı ve Hitlerin fırınladığı insanlardan bahsedilmesini biraz fazla buldum.Eğitim ile ilgili tespitlerine ise sonuna kadar katılıyorum.Kitabın özellikle ilk kısmı biraz fizik ve matematik bilgisi gerektiriyor.Terminolojiye hakim olmadığım için sık sık anlamlarına bakmam gerekti.Genel olarak kendi eğitimsel seyahatlerinde yaşadığı tecrübeleri ve önemli bulduğu konular hakkındaki yazıların yer aldığı bir kitap.Özellikle Kalifornya Teknik Üniversitesi,Darwin,Einstein,Suess in politika ile yaptıkları,Walt Disney,bugünkü Dünya ve uzay ile ilgili bilgilerin temelinin Anaksimandros ‘a dayandığını öğrenmek benim için keyifli bir okuma serüveni oldu.Bir de Jules Werne den o kadar bahsetti ki yalnızca çocukken bir iki kitabını okuyup hatırlamadığım için üzüldüm.En kısa zamanda tekrar okuyacaklarım arasında kesinlikle Jules Werne var.
Bilim bize teknolojiyi vermişti; teknoloji de bize kıtlığı bitiren Endüstri Devrimi’ni ,salgın hastalıkları sonlandıran ilaçları ve sıcak savaşlardan vazgeçmemizi sağlayan silah teknolojisini vermişti.50 yıl sonra, emekliliğime az zaman kalmışken, olayları başka şekilde görmeye başladım. Teknoloji bize gecekondu mahallelerini, işsizliği, Çernobil‘i verdi, hem de üçüncü dünya ülkelerinde açlığa çare bulmadan. Teknoloji bize gerontoloji ve nüfus patlamalarını vermişti ama Afrika ve Kuzey Asya’da AIDS ‘in yayılmasına çare bulmamıştı.Teknolojinin bize verdiği korkunç silahlarla bu yazı kaleme alınırken bile, Bosna’da, Ruanda‘da, Kamboçya‘da insanlar öldürülüyor. Ve bilim, teknolojinin kölesi haline gelmiş durumda. 
Matematiği severim hele ki geometriyi.Lisedeyken bir ara geometri ile uğraşmayı düşünüyordum.Bu nedenle kitap bana ufuk açıcı geldi.Matematiği anlamak yerine ezberleyi öğreten sisteme bir sitem bir eleştiri niteliğinde diyebilirim.Yazarın belgeselini kitaplaştırması sebebiyle sohbet havasında yazılmış.Ancak azıcık da olsa matematik literatürünü bilmek gerekiyor anlamak için.Ünlü matematikçileri ve ispatlarını,buluşlarını nasıl ve ne koşullarda yaptıklarını esprili ve anlaşır şekilde anlatmasını beğendim.Şimdiden farklı bir pencere açtı bana.Bundan sonra doğadaki şekillere dikkat kesileceğim hele ki ayçiçeğinin saat yönündeki spiral sayısını öğrendikten,sarmaşıkların helis şeklinde ağaçları sardığını öğrendikten sonra.
Keyifli okumalar