• Genelde beğendiğim ve okunmasını istediğim kitaplara inceleme yapıyorum. Beğenmediğim kitaplara inceleme yapıp okuma hevesinde olanları olumsuz etkilemek istemiyorum. Ama bu kitap öyle değil.Oldukça rahatsız etti beni.Herkes tarafından okunabilecek bir kitap değil bence. Kim tavsiye etti bilmiyorum ama büyük bir beklentiyle alıp okudum.Yarım bırakmamak için kendimi çok zorladım.


    Kitabımız 108 sayfa.Öyle bir çırpıda okuyup bitiririm dedim ama hiç de öyle olmadı.İlk 10 sayfada ne anlatılmak istendiğini anlamadım bile.Ardı arkası kesilmeyen cümleler, gerekli gereksiz parantezler beni çok yordu.Ilerleyen sayfalarda yazarın anlatımına biraz alıştım ama bu seferde insanı rahatsız eden bir cinsellik ortaya çıktı.Kitaplarda cinsellik olmasın demiyorum ama bu kitapta aşırı bir cinsellik, dahası sapkınlık vardı. Daha kötüsü bu kitap zamanında MEB'in 100 temel eseri içindeymiş.Şaka gibi. Benim rahatsız olup okuyamadığım kitabı ortaokul ve lise öğrencilerimiz okuyacak! Kim koydu bu kitabı 100 temel eserin içine bilmiyorum ama okumadan ve incelemeden koyduğu kesin.MEB yanlıştan kısa sürede dönüp 2009 yılında 100 temel eserin içinden çıkarmış.

    Kitabın kahramanı Zebercet'i Albert Camus'nun Meursault'ına benzettim.Ana karakter bir şekilde toplumdan kendisini dışlamış ve yabancılaşmış.


    Yazarın anlatımı ise oldukça karmaşıktı.Yazar degişik bir şeyler denemiş ama ben anlatımını da pek sevmedim.


    Beğenmediğim kitaplarda tavsiye konusunda çekimser kalırım ve kimseyi etkilemek istemem ama bu kitabı kesinlikle tavsiye etmiyorum.
  • Birden doğruldu ; zil çalıyordu. Gecenin bu vakti.. Kısa kısa üç kere daha çaldı. Görmüyor muydu otelin kapalı olduğunu? Bekledi. Ses yoktu. Yorganı üstüne çekip yattı ; gözlerini kapadı.Kim olabilirdi? Bir kaçak? Geç kalmış bir yolcu? Yatakta karısına küsmüş bir adam? Kovulmuş bir orospu? Gecikmeli Ankara treniyle gelen kadın?
  • Yürürken hızlandı ; çişi gelmişti. Bir arsanın yanında arkasına baktı ; kimse yoktu sokakta. Arsaya girdi. Yakından bir bekçi düdüğü duydu ; aldırmadı,duvarın dibine işedi.
  • Eskiden gelenleri pek incelemezdi ; körkütük sarhoş değilse her isteyene yatak verirdi. Ara sıra yanlarında bir erkekle gelip karıkocalık oynayan orospuları tanımazlıktan gelirdi.
  • Bu ara hedefim temel eseri tamamlamak üzere belirledim. Bu hedeflerinden biri de Yusuf Atılgan'dan Anayurt Oteli. Kitap hakkında çok fazla bir bilgim yoktu. Platformlarda çokça gördüğüm bir kitaptı.

    Kitap konu olarak psişik sorunları olan Zebercet adında bir adamın hikayesini Anayurt Oteli çevresinde anlatmış. Karakterin ismi bir hayli değişik. Nereden bulduysa artık Yusuf Atılgan, bilmiyorum.Zebercet kadınlara ilgisi olan biridir. Hikaye aşağı yukarı bu konu üzerine şekilleniyor. Kadınları ilişkiye girmek için kullanan bir Zebercet.

    Konu olarak ilgi çekici olsa da anlatım olarak vasat bir kitap. Geçmiş, gelecek ve şimdiki zamanlardaki geçişler o kadar kötü ki çoğu yerde neyin ne olduğunu anlamıyorsunuz. Bir de Yusuf Atılgan'ın durağan anlatımı olunca, kitap bir işkenceye dönüşüyor.

    Yazarın bir kitabını daha okumayı düşünmüyorum. Neden temel esere koydular anlamış değilim. Bu tarz çok daha iyi eserler olduğuna eminim.
  • O da ne? Zebercet Yenge’nin dili ağzından dışarı sarkmış. Böy-ledir, ceset, asaletini korumakta zorlanır.
    Murat Menteş
    Sayfa 57 - APRIL YAYINCILIK
  • İnsan içinde bir yerlerde olduğu kişiyi mi yazar yoksa için için yazdığı kişi mi olur?

    Ben hep yazarların gizli kişiliklerini yazdıkları karakterler üzerinden aktardıklarına inanınırdım çok ilginçtir ki sayın Atılgan'ın davranışlarının yazdığı karaktere evrildiği söylenir. Kardeşimin hediyesidir bu kitap önce o okudu, abla bu zebercet ne biçim adam ya dedi durdu:) keşke önce ben okusaydım sonra okursun bu kitabı deyip okutmazdım ya neyse geçti artık.
    Okurken düşündüm neden ürkünç gelir normal yaşamda böyle adamlar, iç dünyalarını kitaplardaki kadar bilmediğimiz halde neden?
    Ben ürkerim çok sessiz insanlardan, gözlerine bakamam düşüncelerini okuyamadığım insanların bazen inatla, ısrarla insanların gözlerine bakarım bazen de ucunda ölüm varmış gibi kaçırırım bakışlarımı, zebercet'in gözlerine de bakamam, eminim bakamazdım onunla ilgili düşünmekten alıkoyamazdım kendimi.

    Normal hayatta o otelde kalmış olsaydım eminim o otelde kaldığım her an tanımadığım bir insan yüzünden zehir olurdu bana.
    Her şeyini düşünmek lazım gelirdi çünkü insanlara, çevresine bakışlarını, o bakışların ardında neler gizlediğini kendini neden böyle kısır bir döngüye attığını, o kısır döngünün benim hayatımla kesişen noktalarını.... Düşünür dururdum.

    Çok korkardım ondan, daha önce Meursault beni nasıl korkuttuysa öyle korkuturdu beni zebercet.
    Ruh halleri hep sirayet eder bana.
    Filmi de aynı hissi vermişti yıllar evvel efsane bir Ömer Kavur filmi, sinemanın henüz cinsellik furyasından sıyrıldığı dönemler 80'lerden kalma.
    Zor filmdir ama güzeldir.
    Sayın Atılgan kitaplarını gerçekçi kılmak için alelade şeylere vurgu yapar aylak adamda Bay C. kitap okuyordu en başta kitapta karakterin hiç çişi gelmiyordu, eleştiriyordu kötü yazar diyordu, sırf bu sebeple bence zebercet uzun uzun işer:)
    Cinselliği gizlenmesi gereken, bastırılması hatta bir hayvan gibi ehlileştirilmesi gereken bir şey olarak yaşıyor.
    Çok tiksindim billahi bir bardak su alamam elinden. Yine de üzüldüm onun için, okumak benim için çok zevkli bir eylem gündelik angarya işlerimi tamamlarken okuduğum kitap hakkında düşünmeyi pek severim bu sever düşüncesi beni pek mutlu etmedi.
    Tanıdığım potansiyel zebercetleri düşündüm.
    Bir sürü zebercet belirmişti etrafımda falan kurumun yalnız yaşayan güvenliği, falanca yerin 40 yaşında bekar idari amiri, falanca akrabanın filanca komşusu...
    Hepsi dışardan bakılınca o yalnız, sessiz bakışlarda birer zebercetti benim için, kitaplar empati yeteneğini böyle kazandırıyorlar işte insana.
    Sevdim ama ben kitabı anlatımı, tarzı çok zevkli teknik falan bilmem ben, olayları güzel bağlamış birbirine
    Kendisiyle konuştuğu yerlerdeki çevre olay tasvirine bayıldım.
    "Elle tutulabilir ve açıklanabilirdi her satırı."
    Çok sevdiğim bir yazardır zaten sayın Atılgan onu ve uslubunu övmeye çalışmam beyhude olur bence evet ben kolaycı bir insanım zevk almamın garanti olduğu kitapları okuyorum, ama bana da hak verin fazlasıyla içine giriyorum... :)
    Keyifli okumalar herkese:)