Bütün cennetlerdeki derecelerin toplamı, altı bin altı yüz altmış altı olarak kabul edilmiştir. Bu neticeye Kur’ân-ı Kerîm’in âyetlerinin sayısı hesap edilerek varılmıştır. Derecelerden her ikisinin arası beş yüz yıllık mesafe olarak hesaplanmıştır. Çünkü cennetlikler, ezberledikleri Kur’ân âyetleri sayısınca derecelere ermişlerdir. Şu halde Kur’ân-ı Kerîm’i baştan sona ezberleyenler, cennetteki derecelerin en yücesine ermişler yani Adn Cenneti’nin ortasına varmışlardır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Reislerinin ismi İsmail’dir; dünya semâsının bekçisidir. Bu, büyük ve güzel bir melek olup Mîkâil’in vekilidir. Yağmuru her yere o paylaştırır. Damlalar onun hesap ettiği yerlere yağar ve bulutlar ancak onun sevk ettiği bölgelere gider.
Ey azîz! Bilinmelidir ki tefsir ve hadis âlimlerinin ekseriyeti şöyle demişlerdir: Her gün güneşin batma vakti olduğunda, gece için görevli olan melek, gecenin siyah mücevherini semâdan doğu tarafına asıp yavaş yavaş ufuklara gönderip yaydıkça, gündüz için görevli olan melek de ağır ağır gündüzün beyaz mücevherini gökyüzüne kaldırır. Böylece gecenin mücevherleri ufukları kaplar ve karanlık gece ortaya çıkar. Son derece parlak olan güneş batınca, onu tutmakla görevli melekler, güneşi gökten göğe sür’atle kaldırıp iki saat içinde arş-ı azamın altına götürürler. Güneş burada, kâinâtın Rahmân olan Rabbine secde edip melekler de onunla birlikte secdeye varırlar. Cebrâil (a.s.), arşın nûrundan güneşe bir günlük nûr elbisesini giydirir.
Hak teâlâ atmosferde yani hava denizinin içinde kardan ve doludan nice yüzbin dağlar yaratmıştır. Yeryüzünün bir tarafına kar ve dolu gönderecek olduğunda bununla görevli melek Mikâil (a.s.)’a emir verir. Mikâil de vekili olan İsmail’e emir verir; o da her yağmur damlasını Hak tarafından murad olunan yere ulaştırmak üzere bir melek görevlendirir. Nitekim Hak teâlâ: “Gökteki dağlar (gibi büyük bulut parçaların)dan bir dolu indirir” (Nûr, 24/43) buyurmuştur.
Rüzgarın, yağmur yağması ve bitkilerin yeşermesi gibi pek çok şeye yararı vardır. Yüzlerin güzelleşmesi, hayatın muhafazası ve eşyaya tazeliğinin sağlanması gibi sayısız faydaları vardır.