Şimdi gelin, Yahya Kemal'in, ezanın yasak olduğu dönemde yazdığı "Ezan-ı Muhammedi" isimli şiirini okuyalım...
Yahya Kemal bu görkemli mısraları, 1942 yılında, ezansız bir Türkiye'de yayınladı. Bu yüzden de şairin başı tek parti (CHP) yönetimi ile derde girdi. Çünkü CHP 1932 yılında ezanı Türkçe-leştirmiş, ezanın Muhammedî kimliğini nisyana (unutulmaya) terk etmişdi. Unutulsun istiyordu. Halbuki Yahya Kemal, Ezan-ı Muhammedî'yi asıl kimliğiyle kudretli mısralarda vurguluyor, "Gök nura garkolur nice yüzbin minareden" mısraını okuyan her Müslüman'ın yüreği ürperiyordu.
DIFFERENT Ezan sadece bir çağrı değil, bir aidiyet beyanıdır. Kelimelerin ötesindeki o manevi kimliği kavramak, sadece kulakla değil, kalp ile dinlemeyi gerektiriyor
Türkiye’de babayı itibarsızlaştırıp anneyi yücelttiler,
sonuç :disiplinsizlik
Sağlıklı bir toplumsal yapının nüvesi olan aile, şefkat ile disiplinin dengesi üzerine kurulur. Şefkat kuralı