Türkiye'de artık nefretle bakıyorlar bize, ev bile vermek istemiyorlar. Oysa biz yine aynı insanlarız, yıllardır olduğu gibi gelip ekmeğimizi kazanıyo ruz. Fakat medya aracılığıyla bir anda nefret etmeye başladılar bizden. Ben böyle bir hayatım olsun ister miydim? Sabahları kalkıp işe gittiğimde anne babasıyla okula giden çocuklara bakıp, 'Neden böyle bir hayatım olmadı!" diye iç geçiriyorum. Türkiye'deki arkadaşlarımız 'Açız, ölüyoruz!' diyorlar ama çıkıp da onlara cennet gibi bir ülkede yaşadıklarını söylesem beni linç ederler. Oysa yol kenarlarında bile üzümlerin, elmaların çürüyüp gittiğini görüyorum. İnsanlann her gün çöpe yemek döktüklerini görü yorum. Biz bir kuru ekmek için ağlardık. En çok da
yaşadıkları hayattan şikâyet edip yine de bizleri anlamamaları üzüyor beni. Bunu biz seçmedik. Keşke kalbimde bir kamera olsaydı da her şeyi gösterebilseydim insanlara ama onlar anlattıklarımızı hikâye sanıyorlar. Keşke neler yaşadıklarımızı bilselerdi!"