“Dünya mekânının coğrafyasında henüz üç kıta, üç kıtada cemad, nebat ve hayvanlar hüküm sürüyor. Zikretmeye değecekse, bir de hayvandan farksız hâle gelmiş insanlar. Ne dostum İbrahim’den bir ıtır, ne Musa’dan bir ses, ne İsa’dan bir nefes!.. Onca elçi, onca güzel çağlardan sonra sıfıra dönen insanlık ve hafakanları bastıran hafakanlar…”
- Cemad: Cansız ve kurumuş olmak.
Yağmur yağmayan yer. Cansız cisim. Cansız varlık. (Arapça)
- Nebat: Topraktan yetişen, biten her çeşit şey. Bitki.
- Hafakan: Sıkıntı. Kalb çarpıntısı. Iztırab.
“Âdem’in cennette balçığı karıldığında, Muhammed’in nuru ruh ile ceset arasında çoktan beklemekteymiş ve Allah o balçığın tam alnına, bedeni saran o nuru yerleştirmiş. Böylece Âdem alnında bir nurla yaratılmış. Sonra İdris, sonra Nuh, sonra ve sonra... Bütün nebiler bu nuru taşımış ve oğullarına Âdem’in söylediklerini tekrar etmişler; ‘Bu nuru Allah’ın huzurunda nikâhla alacağın temizlerden temiz bir kadın vasıtasıyla oğuldan oğula aktaracaksın.’”
“Cemâlin matla-I nûr-ı Hudâdır yâ Rasûlallah
Bu ikrâm enbiya içre sanadır yâ Rasûlallah
(Allah’ın -veya hidayetin- nurunun yansıyıp doğduğu yer senin yüzündür ey Allah’ın elçisi;
ve bu ikram bütün nebiler içinde yalnızca sana verilmiştir.)
#Bayburtlu Zihni