Bir zamanlar sefalet kokularından rahatsız olduğu o işçileri zafere ulaştırma isteğiyle yanıp tutuşuyordu şimdi. Onlara evrenin tek yüce, günahsız, kusursuz varlıkları olduklarını, insanlığın yeniden güç ve ruh kazanacağı tek soylu ve yetkin sınıf olduklarını gösterecekti.
Yıllarca bütün yeni düşüncelere kapalı, her söyleneni yapan bir hayvan gibi, dürüst, saf bir adam gibi yaşamış olan bu yaşlı kötürümün böyle bir saldırganlığa kalkışması herkes şaşırttı. Kendisinin bile bilmediği, yılların birikintisi ile yavaş yavaş zehirlenen yüreğinin derinlerinden hangi hınç bir anda beynine yükselmişti acaba?
Yüreğinin ta derinliklerinde birikmiş ve kendisinin bile orada olduklarını bilmediği, birike birike bir anda kabarık taşan şeylerdi bunlar. Hepsinin ortak yoksulluğunu, ağır çalışma koşullarını, hayvanlar gibi yaşayışlarını, evde açlıktan ağlaşan kadınlarla çocukların çığlıklarını dile getiriyordu.