Beş budala. Her birinin içinde bir adet olmak üzere. Dışarıdan gördüğünüz gibi karşınızda duran beş budala; tıpkı doğduğum ev gibi ben de hem bir tane hem de beş taneyim; hepsinin de adı Moscarda ve bu ad tek başına tek bir gerçeklik ifade etmiyor.
Birçok yolun daha ilk adımlarında kalakalmıştım, ruhum bir sürü dünya ya da bir sürü çakıl taşıyla doluydu, zaten hepsi aynı kapıya çıkıyordu. Ancak benim önüme geçip de bütün yolu kat edenlerin aslında benden daha fazlasını bildiklerini hiç sanmıyordum genç atlar gibi yiğitlik taslayarak benim önüme geçmişlerdi kuşkusuz ama sonra, yolun sonunda bir yük arabası bulmuşlardı: onların yük arabasıydı bu; sabırla bağlanmışlardı ona ve şimdi onu peşlerinden sürüklüyorlardı. Ben hiçbir yük arabasını çekmiyordum ve bu yüzden de ne dizginlerim ne de at gözlüklerim vardi; kesinlikle onlardan daha fazlasını görüyordum ama gitmeye gelince, nereye gideceğimi bilmiyordum.