zelf

Yüzünü örten bukleleri parmaklarıyla araladı. İşte o an, puslu bir ilkbahar sabahının tatlı serinliği ve rayihaları arasında güneş ilk ışıklarını göstermişti sanki.
Reklam
“Valla, ruhlar hakkında en ufak bilgim yok, hatta kendiminkinden bile bihaberim, bir tek var olduğunu biliyorum, hepsi bu”
En büyük acılar gündelik kaygılara döndü. Ölüm çanları çaldığı zaman kilisede, Kimin için çaldıkları sorulmuyor bile. Doğru insanların ömrü çabuk tükeniyor, Şapkalarına taktıkları çiçeklerden daha çabuk!
Kendini boşuna harcamış olur insan, Dilediğine erer de sevinç duyamazsa. Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi, Yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutluluksa.
Sen ey sağlam, katı toprak, Duyma ayak seslerimi, bilme gittiğim yeri; Yoksa korkarım, taşların bile keser yolumu: Bozarlar bu işime gelen korkunç sessizliği.
Reklam