Kendinizi onaylayın. Sevin. Bunun için çok çalışın. İnsanlar sizi küçümsediğinde ve sizinle alay ettiğinde, onlara kulak asmayın. Dedikodu çoğu zaman üstü örtük bir kıskançlıktır. Oyalanmayın. Direnme gücünüzü koruyun...
Cani Hitler'in yaptığı soykırımların, yaktıkları, son verdikleri onca canın, insanı insan olduğu için değil ırklarına ve dinlerine göre ayıran, hüzün dolu anları tarihin sayfalarına kanlı bir şekilde geçiren bir konu...
15 Nisan 1934'te doğan ve koca bir hiçliğin içine sürüklenen çizgili pijamalılardan Shmuel , Polonya’da Auswitz toplama kampına düşen çocuk esirlerden sadece birisidir. Ölü ruhunu yarı yaşayan bedeninde canlandırmaya çalıştıkça eksilen, oldukça cılız, 9 yaşında mutsuz bir çocuktur. Ne tesadüf ki Bruno da Shmuelle aynı gün doğar.
Bruno Berlin'de yaşamaktadır. Babası nazi birliklerine bağlı bir askerdir ve terfi aldığı için Auswitz toplama kampına görevlendirilir. Ne yazık ki Berlinden oraya taşınmak zorunda kalırlar. Bruno yeni evi hiç sevmez ve sürekli Berlin'deki evlerine döneceği ile ilgili hayaller kurar. Ama bu pek uzun sürmez. Bir gün keşif yapmak için evden çıkar, tel örgülerin olduğu yere kadar gitmeye karar verir ve ne görür 'Nokta Benek Oldu, Benek Damla oldu, Damla Şekil Oldu, Şekil Çocuk Oldu.' kendi yaşıtlarında bir çocuk gördüğü için sevinir ,tel örgülere yaklaşır ve Shmuel ile tanışır.
Bazı günler gizlice evden çıkarak tel örgülerin yanına Shmuel ile vakit geçirmeye gelir. Bunu 1 yıl kadar sürdürür. Ta ki eski evlerine döneceklerini öğrenene dek. Bunu Shmuel'e söylemekte zorlanır. Ama Shmuel'in ona söylemesi gereken daha kötü bir haber vardır. Babası kaybolmuştu ve araması için Bruno'dan yardım ister. Telin karşısına kılık değiştirip geçmeyi planlayan iki çocuk maceraya ve uzun zaman sonra keşif yapmak için heyecanlıdır. Ertesi gün sözleştikleri zamanda buluşurlar ve Bruno artık telin karşı tarafındadır. Koşarak babayı aramaya koyulurlar ve beklenmedik bir olay gelişir ve Bruno artık tel örgülerin karşı tarafına