Bu Kitap hakkında inceleme yapabilmek için, yazarın iki eserini daha okuduğumu, sadece Lolita üzerinden bir değerlendirme yapmadığımı itiraf ederek başlayayım. Hassas bir konu olduğunu düşünürsek, objektif olabileceğime dair öz güvenimin çıtası oldukça düşük seviyelerdeydi çünkü.
Tahmin edileceği üzere okunması oldukça zor, yorucu bir kitap.. Öyleyse neden okuyoruz böyle bir içeriği? Evet kimse bizi zorlamıyor, okuyalım diye kafamıza silah dayamıyor neyse ki. Ancak gelin görün ki böyle bir konu, "Özendirmeden nasıl anlatılır?" merakı, bizi kitabı okumaya itiveriyor, kendimizi durduramıyoruz. Çünkü bu gerçekleştirilebilirse müthiş başarı olurdu bir yazar için, bir insan için. Klasik bir okur olarak da bu başarıya tanık olma isteği ile başladım Nabokovu okumaya, hatta öyle ki yazarı ilk Lolita ile tanıma cüretini gösterdim.
Yazarımız, anlatımdaki ustalığı ve parlak zekası ile sizi hemen yakalayıveriyor, ilk cümleden kiminle dans ettiğinizi anlıyorsunuz. Bu konuda emin ellerde olduğunuza güvenerek Nabokov ile yolculuğa çıkabilirsiniz.
Lolita adlı eseri, içerik olarak, kendimce üç aşamaya ayırdım;
1. aşama; karakterin hiçbir savunmaya girmeden, çürümüş bir organizma olduğunun kabulü ile başlıyor, başlangıçta biz bağnaz okurlara kolaylık olsun diye olsa gerek. (yazar gerçek bir insan sarrafı çünkü bunu cebimize koyalım, okuru nasıl kendinden uzaklaştırıp, nasıl tekrar kendine çekeceğini çok iyi biliyor)
2. aşamada karakterin ham tutkusuna tanık oluyorsunuz;
9-12 yaş arasında Lo adlı, supericiği adını verdiği bir kıza nasıl tutku ile bağlandığını, akla hayale gelmez tabirlerle okumaya başladığınızda, yola devam edebilmek için kendinizi teskin etmeniz gerekecek, özellikle bir ebeveyn iseniz işiniz biraz daha zor olabilir. Ama ipleriniz yazarın elinde malum, çağrınıza