Dijital dünyadaki algı çalışmaları ile birçok konunun normalleşmesi sağlanmaktadır. Dolayısıyla insanların normalde asla kabul edemeyecekleri olayları ve durumları özgürlük çerçevesi içinde değerlendirip normal olarak karşılayabilmektedirler. Dizilerin etkisiyle insanlar, normalde tavır ve davranışlarından rahatsız oldukları karakterleri benimseyebilmekte, onlar için üzülüp gözyaşı dökebilmektedirler.
Sanallıkla birlikte; insanın manevi olarak üst boyutlarla, yaratıcıyla ve aşkınlıkla temasını sağlayan kalp kapısı tıkanır.
Bunun sonucunda, birey fiziki âlemden sıyrılıp gönül alanına bir türlü geçemez, kendinden ve ruhundan kopar. Kendi aslına, fıtratına ve ruhuna yabancılaşarak huzursuzluk, varoluşsal depresyon ve yalnızlık duygusu yaşamaya başlar.
Sanal alem insanda sınırları zorlar. Bireyin ar perdesi yırtılarak edep, ahlak, utanç, hicap gibi duyguları ortadan kalkar. Bu evrensel kuralların ihlali insanı sırat-ı müstakimden uzaklaştırır.
Kuralsız ve tamamen nefsi emmare merkezli yaşam, cinsellik konusunda bireyleri aşırılıklaraa, sapkınlıklara ve fıtratın dışına sapmaya zorlar.
Akıllı telefonla siber aşk başladıktan sonra zaman mefhumu değişmekte, zaman âdeta kaybolmaktadır. An kapısından uzaklaşılıp üst alemle irtibatımız kesilmektedir. Bu zamandan kopmanın psikolojideki ismi dissosiyasyondur.