• Bazen sıradan herkes gibi Toyota mı alsam, Honda mi muhabbeti yapmak istiyorum ama olmuyor? Zevk vermiyor,,
  • Anı yaşamak, hazzı iliklerinde hissetmek varken neden duraklamıştı? Buna Fuat’ın tutukluğu sebep olmuştu. Birazdan Mine’de ipler kopabilirdi. Keşfetmeye çalıştığı Fuat'ın kabarıklığı onu oldukça etkilemişti. Kumaşın altındaki sola doğru yerleşmiş, kavramakta zorlanacağı kadar kalın bu silahı bırakmak istemiyordu. O sırada Fuat elini Mine’nin göğüslerine, oradan göğüs dekoltesinin içine sokmaya başlamıştı. Dokunmakla daha da kabaran göğüs uçlarını kıyafetini esneterek görmek ve öpmek istiyordu. Mine keşfetmekten ve keşfedilmekten büyük haz alırken acele etmek istemiyordu. Fuat Mine’nin bir göğsünün ucunu dekoltesinden çıkaracakken, Mine eliyle Fuat’ın başını aşağıya iki göğsünün birleştiği noktaya gömdürdü. Kendini koklamasını, teninin yumuşaklığını, iki memesinin dolgunluğunu hissetmesi sağladı. Pamuk gibi yumuşak ve beyaz göğüs dekoltesine, köprücük kemiğine, boynuna küçük öpücükler konduruyordu. En son omzuna bir öpücük kondurduktan sonra tekrar öpüşmeye başladılar. Birbirlerinin yüzüne, boynuna, omuzlarına yumuşak hareketlerle dokunuyorlardı. Fuat tekrar Minenin elini kabarıklığına dokundurdu, sanki daha da sertleşmişti ya da dokunmadığı birkaç dakikada Mine’ye öyle gelmişti. Çok merak ediyordu. Pantolonun altından hissedebildiği kadarıyla oldukça büyük ve kalın bir şeyle karşılaşacağını düşünüyordu. Çünkü Mine için büyüklük kendi egosunu tatmin etmesi için çok önemliydi. Önemli olan her ne kadar işlevi olsa da hem uzun süre ayakta kalabilecek hem de iri gözünü tatmin edebileceği resmen âşık olabileceği bir erkeklik istiyordu idealindeki adamda. Bu yüzden de çok merak ediyordu. Bir erkeğe âşık olabilmesi için onun erkekliğini sevmesi, ona zevk vermesi ve iktidarını benimsetmesi gerekiyordu.
  • Anüs bölgesinin şehvet uyarıcı duyarlığını kullanmak isteyen çocuk, dışkı maddelerini, şiddetli kas büzülmelerine yol açıncaya ve anüsün halka kasından geçerken mukoza üzerinde kuvvetli bir uyarma yapıncaya dek tutmakla açığa vurur. Bir acı duygusuna bir zevk duygusunun katıldığını sanabilir.
    Sigmund Freud
    Sayfa 54 - Say Yayınları
  • Eğer zevk alınabilseydi acıdan, o zaman acı olmazdı.
    Hakan Günday
    Sayfa 91 - Doğan Kitap - 37. Baskı
  • - Zevk, demişti, en uçucu şeydir. En hurdebini delikten kaçan bir gazdır. Onun için değil midir ki, zevki mütemadiyen değiştirmek lazımdır. Fakat her değiştirişin sonundaki bu melale, hüzne, ıstıraba tahammül edilir mi? Evladım, yegâne saadet Allah'tır.
    Sait Faik Abasıyanık
    Sayfa 135 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. Papaz.
  • "Sonuç olarak insanların yolu ikiye ayrılıyor:huzur ve zevk diye didinip durmak istiyorsan,inan;hakikatin tutkunu olmak istiyorsan,sorgula..."
  • Gotama Budha (m.ö. 563 - 483), hindistan’ın kuzeyindeki kosala kenti yakınlarında yaşayan şakya kabilesinde, “güneş soyundan” bir ailede, kşatriya (savaşçılar) kastının mensubu olarak doğdu. babası, kral şuddhodana idi. bir bilge, onun yaşlı bir adam, hasta bir adam, ölü bir adam ve dünyadan elini eteğini çekmiş bir adamla karşılaşırsa budha olacağı kehanetinde bulundu. 16 yaşında evlenen ve rahula isminde bir oğlu olan gotama, küçük yaşlardan beri derin düşüncelere dalmaya eğilimiydi. bilgenin haber verdiği adamları görüp kendi zevk ve sefa içindeki hayatı ona anlamsız ve boş gelince, dünyadan el çekmeye karar verdi. bir samana bezine sarınarak sarayından ayrılıp keşişlik hayatına başladığında 29 yaşındaydı. gotama budha, kutsal incir ağacının altında aydınlanmaya ulaşınca dünyanın acıdan ibaret olduğunu ve insanı bu acıdan kurtaracak bir yol bulunduğunu fark etti. yarım asır süren keşişlik hayatında, tüm dünya nimetlerini reddedip nefsi üzerinde tam kontrol kurmak suretiyle özgürleşip hakikate varmayı içeren bu yolu öğretti. bu büyük bilge öylesine çok sevildi, öylesine benimsendi ki ölümünden sonra öğretileri din, kendisi de bir tür tanrı haline getirildi. doğum yeri lumbini bahçesi, aydınlanmaya ulaştığı yer olan bodhgaya, ilk vaazını verdiği varanasi’deki geyik parkı ve ölüm yeri kisunagari, budistlerin en kutsal dört hac mekânı oldu.