"Adımı hiçbir zaman unutturamayacaksın. Ben adımı her zaman içimde yaşatacağım,kim olduğumu her zaman bileceğim." Sesi sokakta inlerken, Önder dışında herkes çocuktan uzaklaşmaya başlamıştı.
Önder içten bir şekilde gülümsedi. "Yankı Sarca." Elini erkek çocuğunun yzüne koyduğunda bu sefer eli iteklenmedi. Yankı, sen benim oğlumsun ve bu grubun lideri olacaksın. Şimdi değil ama zamanla bu adı benimseyeceksin ve kendi adını unutacaksın, kim olduğunu unutacaksın. Sen aslında tamamen bana dönüşeceksin."
"Benim istediğimin baş etmek olduğunu kim söyledi?" dedi Önder kısık bir sesle. "Benim istediğim zaten bir başkaldırı." Kıza gülümsedi fakat karşılık bulamadı. "Lal Sarca." Kız çocuğuna verdiği isim, onun kaderini bile etkileyecek bir isimdi. "Arkadaşlarının yanına geçmelisin."
"İşine yarayacağını sanmıyorum."
Erkeğin gülüşü ve kızın gözlerindeki ışık bu cümleden sonra yavaş yavaş soldu fakat sonrasında Önder, "Gözlerindeki ifadelere bak," dedi. "Kızın gözlerindeki ışığı görüyor musun? Erkeğin ne olursa olsun verdiği huzuru ve mutluluğu?" Sustu, ellerini erkek olanın yüzüne koydu ve tekrardan gülümsemesini sağladı.
"Bizi ayırma," dedi kız çocuğu kardeşinin elini daha sıkı tutarak. "Onu bırakmam, ondan ayrılmam."
"Sizi ayırmayacağım." Önder erkek olanı sevmişti. "Mutlu Sarca ve Işık Sarca. Grubumuza hoş geldiniz." Onlara isimlerini bile sormadı.
"Güçlü ve heybetlisin," dedi Önder bakışlarını çocuğun üzerinde gezdirerek. "Senin ismin Bartu olsun. Bartu Sarca. Bu isim sana yakışacak ve anlamını ömrünün sonuna kadar taşıyacaksın."
Sokaklar, sokak çocukları için geceleri aydınlanır, gündüzleri ise karanlığa gömülürdü. Geceyi aydınlatan sokak lambaları, insanların kalbinden daha sıcak ve aydınlıktı, bu yüzden o çocuklar kendilerini geceye daha fazla ait hisseder, gündüzleri ise kalpleri karanlığa bulanmış insanlardan bir adım daha uzaklaşırdı