İlk okumaya başladığımda bir köy romanı gibi ilerleyecek diye düşündüm. Daha sonra şehir hayatı ve köy hayatı kıyaslaması mı derken farklı kuşakların çatışması herhalde diye düşündüm Eşref’in hikayesi güzel bir anlatımla başlamış yaşadığı gel gitler duyguları vicdanıyla hareket etmesi yaşanılan ömürünü sorgulaması insana kendi hayat mücadelesini ve akıbetinin nasıl olacağını hayatının nasıl son bulacağını düşündürüyor. Köy hayatından izler taşıması köy evlerinin yapısı kullanılan eşyalar ile ilgili bilgiler anlatımı zenginleştirmiş. Yangın olayı hayatın ne kadar boş olduğu ve bir çırpıda nasıl da herşeyin yok oluvereceğini sarsıcı şekilde yüze vuruyor
İkinci bölüm evlat Salih in hikayesi gençlik ve olgunluk döneminde insanın kendini bulma keşfetme yaptığı yanlışlarla yüzleşme cesareti ve iç dünyasını anlatıyor devamında Salih in hayata bakışı kainatı okuyuşu insanı manevi açıdan doyuruyor.
Bu hikayedeki dikkat çeken kısım Zehra karakterinin uçarı ama bir o kadar da mantık muhakeme dengesine sahip olması .Şaşırtıcı bi Karakter hikayeye canlılık katmış . O karakterle ilgili daha çok şey okuyasım geldi diyebilirim biraz kısa olmuş verdiği tat Güzel daha çok yer bulabilirmiydi acaba hikayede diye düşündüm
Son kısım sanki daha başka bir tür gibi biraz psikolojik değerlendirmeler bilimsel olarak kullanılan terimler apayrı bi kitap ya da hikaye hissiyatı veriyor birbirine bağlamakta zorlandım ama tabi en son kısımda ters köşe oldum. Psikiyatri seanslarından dolayı Leyla hikayesi ilgi çekici bi hikaye olmuş çarpıcı bi konu sonu güzel bağlanmış
Kullanılan kelimeler zengin olmuş içinde biraz naftalinli olanlar vardı. Bütünü değerlendirdiğimizde güzel bir kurgu cesur bir anlatım tarzı olmuş tebrik ederim genç bir yazar için olgun bir kitap diyebilirim şu sözde hoşuma gitti