benzeynep

“Göründüğü kadarıyla, ikimiz de güzellik ve iyilik hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. O, hiçbir şey bilmediği hâlde bir şeyler bildiğini sanıyor, oysa ben hiçbir şey bilmemekle birlikte bunun bilincindeyim. Bu durumda, hiçbir şey bilmediğimi bildiğim için, az da olsa ondan daha bilgeyim sanırım.” “Daha sonra, bu adamdan daha da bilge sayılan bir başkasına gittim ve aynı kanıya vardım. Bu araştırmayla hem onun, hem de başka birçok kişinin düşmanlığını kazandım.”
Sayfa 36·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

benzeynep

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
2/24 kitap - %8 tamamlandı
2 kitap okudu
24 kitap
312 sayfa
0 inceleme
4 alıntı
9 günde 1 kitap okumalı.
Komünistler, görüşlerini ve hedeflerini gizlemekten nefret ederler. Amaçlarına ancak var olan tüm toplumsal koşulların zor yoluyla ortadan kaldırılmasıyla ulaşılabileceğini açıkça duyururlar. Egemen sınıflar bir komünist devrim korkusuyla tir tir titresin. Proleterlerin zincirlerinden başka yitirecekleri bir şey yoktur. Oysa kazanacakları koskoca bir dünya vardır.
Toplumun eğitime müdahalesini Komünistler icat etmedi ki ; Komünistlerin tek istediği, bu müdahalenin niteliğini değiştirmek ve eğitimi egemen sınıfın etkisinden kurtarmak. Modern sanayinin etkisiyle proleterler arasındaki tüm aile bağları kopup parçalandıkça, proleterlerin çocukları alınıp satılan basit birer mala ve iş aracına dönüştükçe, burjuvazinin aile ve eğitime ilişkin, ana baba ile çocuk arasındaki kutsal ilişkiye ilişkin yapmacıklı övgüleri bir kat daha iğrençleşmektedir.
Özel mülkiyete son vermek istememiz karşısında dehşete kapılıyorsunuz. Oysa sizin bugünkü toplumunuzda, özel mülkiyet halkın onda dokuzu için daha şimdiden yok edilmiş bulunuyor; özel mülkiyetin bir avuç insan için var olmasının tek nedeni, onda dokuz için hiç var olmamasıdır. Demek ki siz bizi, ancak ve ancak toplumun çok büyük çoğunluğunda olmaması koşuluyla var olabilen bir mülkiyet biçimine son vermek istemekle suçluyorsunuz. Uzun sözün kısası, bizi, sizin mülkiyetinize son vermek istemekle suçluyorsunuz. Tam üstüne bastınız; bizim istediğimiz işte tam da bu. Emek artık sermayeye, paraya ya da toprak gelirine, tekelleştirilebilecek bir toplumsal güce dönüştürülemez olduğunda; başka bir deyişle, bireysel mülkiyet artık burjuva mülkiyetine, sermayeye dönüştürülemez olduğu anda, bireyselliğin de ortadan kalkacağını söylüyorsunuz. O zaman “birey” derken, burjuvadan, orta sınıf mülk sahibinden başkasını kastetmediğinizi itiraf etmeniz gerekir ve bu kişi gerçekten de silinip atılmalıdır, hem de bir daha geri gelmemecesine.
Alıntı