Sunflowerss

duyular ve organlar çok fazla çalışırsa onlara bitkinlik ilişir. Böylece içgüdüsel ısı içe doğru yönelir ve buharlar yükselmeyi bırakır. Böylece duyularda ruhtan hiçbir şey kalmaz da ya gerçekten çok az bir miktar kalır. Bunun sonucunda da duyular, dinlenip bitkinliği üzerlerinden atana dek işlevini yerine getiremez olur. İşte uyku, bu hâldir. Her kimin kalbinde şehâdet âlemine açılan kapılar kapanırsa kalbinden gayb âlemine bir nur açılır ve onu seyreder
Reklam
Açıktır ki hayal ve hafiza deposunda bulunan ruhun yok olması o depolarda bulunan sûretlerin ve anlamların da yok olmasını gerektirir. Çünkü mahallin yok olması mahalle hulûl eden şeylerin de yokluğunu gerektirir. Öyleyse mutlak feyiz veren Kadim Teâlânın bu depolarda bulunan belirli sûret ve anlamları, çözülmeyle yok olan ruha değil de gezmekte olan ruha nasıl feyz ettiğini düşün! Her kim riyazetle ruhun çözülmeyle gerçekleşen yokluğunu ve onun yerine gelenin varlığını (fenâ bi't-tahli ve beka bi't-tebdil) müşâhede seviyesine yükselirse sanki o, kalp kapısı üzerindedir ve kendini bilmekten uzak değildir.
Filozofların çoğuna göre güçlerin bulunduğu mahal organların kendisi değil, bu organlarda gezen ruhtur. Sonra filozoflar, canlılık veren ruhun çözülme yoluyla yok olduğunu ve onun yerine, yükselen buharlardan alternatifinin geldiğini söylerler. Bu döngüde kalp pınar, atardamarlar kanal ve organlar da bahçeler/ bostanlar gibidir. Her kanal, içerisinde diğerinde olmayan kendine has meyveler ve bitkiler bulunan bir bahçeye açılır. Allah Teâlâ'nın kudreti beden tarlalarının birbirine komşu olan bölgelerinde tek bir sudan sulanmalarına rağmen farklı meyveler, yemişler, çiçekler ve bitkiler çıkarır. İşte bunda akleden bir topluluk için ibretler vardır.
Uykunun Beyânı Hakkında
Bil ki içgüdüsel ısı karaciğerden kalbe çekilen kana sürekli etki eder. Bunun sonucunda, tıpkı sıcaklığın nemli cisimlere etki ettiğinde olduğu gibi kalpten latif bir buhar yükselir. Bu buhar atardamarlara girer ve atardamarların yayılışına göre tüm bedene yayılır. Bu buhara, canlılık veren ruh denir. Böylece ruhun ulaştığı her organa, ona uygun bir feyiz gelir. Mesela göze görme gücü, kulağa işitme gücü ve diğer organlara da uygun olan yetkiler verilir.
Şiir
Organlar şehrin meslek sahipleri gibidir Akıl yasa, kalp o şehrin sultanıdır Öfke muhtesip şehvet tahsildar Tahsildar hiçbir şart koşmazsa Bunlardan biri zalim olur diğeri cahil olursa Akıl onu muhtesibe teslim eder Eğer muhtesip hiçbir kötülük düşünmezse Akıldan ona yetki verilir Eğer [her birine düşen görevler hakkında] söylediklerimden fayda bulurlarsa Padişah mutlu, ülke huzurlu olur Ancak eğer herkes şöhrete talip olursa Kral da mülk de tamam olmaz.
Reklam