Sunflowerss

Şiir
Evvela sen kendini tanımadıkça Marifet yolunda doğru gitmezsin Nefsini bilmek boş bir iş değil Kendini bilirsen ne olduğunu bilirsin Bu sözün hasılası şudur ki yolu bilen, Hakkı bilen, kendini tanıyandır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Akletme dairesi kişiyi çevreler ve onu içerisine hapseder. Kişi o daireden ancak zikre devam ederek, kalbindeki kuruntuları gidererek ve seyr-i sülükün diğer şartlarını yerine getirerek kurtulabilir. Her kim bu daireden kurtulursa zâtına vâkıf olur ve nefsini bilir. Nefsini bilen kimsenin Rabbini bilme seviyesine yükselmesi de şaşılacak bir şey değildir. Allah beni ve tüm Müslümanlar'ı nefisleriyle Allah'ı bilenlerden eylesin
Her bir kimse için depolanmış tasavvurlar diğer kimse için gizlenmiş tasavvurlardan farklıdır. Her bir kimsenin istidadı (yetenek) diğer bir kimseye göre farklılık gösterir. Bu nedenle istidadların farklılaşması itibarıyla tasavvurların ilkâsı farklılaşır
Bir işin, kendisini başka bir işten alıkoymadığı Allah eksik sıfatlardan münezzehtir. Öyleyse ortaya çıktı ki damarların hareketi ve nabızların atması ancak O'nun meşieti, kudreti ve emri iledir. Hiç kimse O'nun dilemesi olmadıkça dileyemez. Nitekim yüce kitabında şöyle buyurmaktadır: "Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz."
Seçtiğim alana yine bir yükseldim şimdi:)
Söz gelişi Allah Teâlâ yağmur yağdırmak istediğinde; ilk olarak nemli yerlerden ve sulardan buharın yükselmesini emreder, ardından soğuğa onu sıkılaştırmasını ve suyunu çıkarmasını emreder, böylece yağmur yağar. Aynı şekilde Allah, kulun bir fiilini irade ettiğinde ilk olarak onun kalbine bir hoşnutluk ya da hoşnutsuzluk tasavvuru ilkâ eder. İkinci olarak tasavvur edilen şeyi elde etmeye veya onu uzaklaştırmaya yönelik kulda bir arzu yaratır. Üçüncü olarak (yine kulda,) arzu ettiği nesneyi elde etmeye veya onu uzaklaştırmaya yönelik hiçbir zayıflığın bulunmadığı kesin bir karar yaratır. Dördüncü olarak ise fiili yaratır. Arzuyu tasavvurun hemen ardından değil, şehvet ve öfkeyi yarattıktan sonra yaratır. Kesin kararı da arzunun ardından değil, "tasavvur edilen şey ancak şu fiilden kaynaklanır" tasdikini yarattıktan sonra yaratır. İşte bu fiil, Allah'ın kudretinin taalluk ettiği bir makdûrdur. Kesin kararın arkasından ancak O'nun kudret yaratmasıyla fiil meydana gelir. Belki Allah, kendisinden kararlılığın meydana gelmediği zayıf bir arzu yaratarak arzunun ardından kesin kararlılığı yaratmaz, belki de fiilin sonucunun vahim olacağını ya da tasavvur edilen şeyde bir zarar bulunduğunu düşündürerek veya buna benzer durumlarla kararlılığı zayıflatır.