Söz gelişi Allah Teâlâ yağmur yağdırmak istediğinde; ilk olarak nemli yerlerden ve sulardan buharın yükselmesini emreder, ardından soğuğa onu sıkılaştırmasını ve suyunu çıkarmasını emreder, böylece yağmur yağar. Aynı şekilde Allah, kulun bir fiilini irade ettiğinde ilk olarak onun kalbine bir hoşnutluk ya da hoşnutsuzluk tasavvuru ilkâ eder. İkinci olarak tasavvur edilen şeyi elde etmeye veya onu uzaklaştırmaya yönelik kulda bir arzu yaratır. Üçüncü olarak (yine kulda,) arzu ettiği nesneyi elde etmeye veya onu uzaklaştırmaya yönelik hiçbir zayıflığın bulunmadığı kesin bir karar yaratır. Dördüncü olarak ise fiili yaratır. Arzuyu tasavvurun hemen ardından değil, şehvet ve öfkeyi yarattıktan sonra yaratır. Kesin kararı da arzunun ardından değil, "tasavvur edilen şey ancak şu fiilden kaynaklanır" tasdikini yarattıktan sonra yaratır. İşte bu fiil, Allah'ın kudretinin taalluk ettiği bir makdûrdur. Kesin kararın arkasından ancak O'nun kudret yaratmasıyla fiil meydana gelir. Belki Allah, kendisinden kararlılığın meydana gelmediği zayıf bir arzu yaratarak arzunun ardından kesin kararlılığı yaratmaz, belki de fiilin sonucunun vahim olacağını ya da tasavvur edilen şeyde bir zarar bulunduğunu düşündürerek veya buna benzer durumlarla kararlılığı zayıflatır.