Sunflowerss

Şeriat insan ruhundan genellikle kalp olarak bahsetmiştir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve sözlerin tevilini öğrettin" sözlerin tevili rüya tabiridir.
Son olarak tabircinin tabir esnasında ihtiyaç duyduğu durumlar üzerinde duran Kirmânî, bu gereklilikleri rüya tabiri için gerek şart görmekle birlikte asla yeter şart görmez. Zira ona göre rüya tabiri işi ilâhî bir lütuftur ve Allah'ın yardımı olmadan asla isabetli olmaz. Çünkü tabir, akledilir anlamlara, duyuyla algılanan sûretleri karşılık olarak tayin etmektir ve tümel akledilir bir anlam, çok fazla tikel sûrete karşılık gelebilir. Bu süretler içerisinden doğru olanı tercih etmek de ancak ilâhî yardımla mümkündür.
Rüya tabircisinin sahip olması gereken dördüncü bilgi rüyanın görüldüğü zaman/mevsimdir. Ibn Sirin'den (ö. 110/729) aktarılan bir rivayete göre o, aynı rüyayla iki defa gelen şahsa her seferinde farklı tabirlerde bulunmuştur. Bu şahıs, rüyasında elli âdet nar görmüştür. İbn Sirin, bu rüyayı ilkinde rüya sahibinin elli dinar kazanacağı, ikincisinde ise elli sopa yiyeceği şeklinde yorumlamıştır. Rüya tabirlerinin her ikisi de gerçekleşince Ibn Sirin, tabirlerdeki farklılığı, narların ağaçta olup olmamasıyla izah etmiştir. Zira ilkinde narlar ağaçtayken ikincisinde narların sadece dalları kalmıştır ki bu da doğrudan nar mevsimi/zamanı ile ilişkilidir
Waow :o
Kirmânî bu kısımda örnekleriyle birlikte tabircinin bilmesi gereken dört şeyden bahseder.! Birincisi, rüya sahibinin hâli ve mertebesidir. Kirmânî'nin mertebeden kasti rüyayı gören kişinin bulunduğu konumdur. Nitekim kendisi bir sonraki fasılda mertebeleri; evliyâ ve sultanların mertebeleri özelinde incelemekte ve Yusuf kissasında zikredilen yedi ineği de bu bağlamda örnek vermektedir. Hatırlanacak olursa bu kıssada sultan, rüyasında yedi zayıf ineğin yedi şişman ineği yediğini söyleyerek rüyasına tabir aramıştı. Bunun üzerine Hz. Yusuf, yedi sene kıtlığın olacağı ardından bolluğun geleceğini bildirmiş ve rüya bu şekilde gerçekleşmişti. İşte Kirmâni bu rüyayı gören kişinin sultan olduğu için tabirinin de memleket olduğunu iddia etmektedir. Şayet rüyayı gören sultan olmasaydı, rüya tüm memleketi ilgilendiren bir gerçekliğe bürünmeyebilirdi. Rüya sahibiyle ilgili tabircinin sahip olması gereken ikinci bilgi, onun mesleği, üçüncüsü ise ilgileridir. Kirmâni bu hususa arkadaşlarından birinin yaşamış olduğu olaylar dizisini örnek gösterir. Kirmani'nin bahsi geçen arkadaşı, ticaretle uğraştığı zamanlarda rüyasında tatlı gördüğünde kâr elde ederken, ilme yöneldiği zaman tatlı gördüğünde zor bir konunun çözümüne ulaşmıştır. Daha sonra aynı kişi seyr-i sülüke yönelince ne zaman tatlı bir şey görse yeni bir makam veya keşfe ulaşmıştır."