Zikreden bir kulla, zikretmeyen gafil arasında, kalpte İlâhî anlayışta fark vardır. Evliya-i izamın beyanına göre zikrin aslı ve hakikati, bir emr-i ilâhî geldiği zaman, veyahut mümin bir haramla karşılaştığı zaman Allah Teâlâ'yı hatırlamasıdır.
"Kalp, Allah Teâlâ'nın azametini bilecek kadar yüksek kabiliyette yaratılmıştır" dedik. Ama insanoğlu bu yüksek kabiliyetini dünyaya dağıtıp parçaladığından, azamet-i ilâhîyeyi idrak edemez. Dünyada ilgilendiği her bir şeyle sevgi bağı kurar; mecazi muhabbetlerle gönlünü dağıtır. O sevdiği şeylerin hepsi, bir gün onu terkettikleri zamanda da feryada başlar.