İçimdekileri söyleyebilmiş olmam beni mutlu etmedi aslında. İnsan garip bir varlık, bazen sakladıkları ile mutlu oluyor. Bazen de açığa vurduklarıyla. Ben her iki durumda da mutsuz olacaktım. Saklasam da açığa vursam da mutsuzluğum değişmeyecekti. Onun biraz daha mutsuz olması için açığa vurmayı seçtim. Bende çok şey değiştirmedi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kelimelere tutunacak gücümü yitirmiştim. Her kelime kahrolası bir anıyla birlikte karşıma dikiliyordu. Başkalarının bir tarafa attığı kelimeleri arıyordum. Artık kullanılmayan, artık insanları gülümsetmeye yetmeyen kelimeleri.
Kitapların satır aralarını, filmleri, broşürleri elime ne geçerse, karşıma ne çıkarsa inceliyordum. Kelimeler bir buluta tutunmuş, başka şehirlere gitmişlerdi. Rüzgârın sert esmediği şehirlere...
Bazen düşünüyorum da hayatım boyunca söylemeyip de vazgeçtiğim şeyleri söyleseydim ne değişirdi acaba? Hayatın akışında ne kadar farklılıklarla karşılaşırdım? Yoksa kader dediğimiz şey o anda yaptığımız anlık, küçük tercih midir?
Bir oyundaymışım da ebe beni unutup gitmiş gibi yıllarca oyunun kaldığı yerden devam etmesini bekleyen bir çaresizdim. Sobelenmek pahasına ortaya çıkıyordum ve kimseler varlığımı umursamıyordu. Boğazım patlarcasına bağırıyordum:
Buradayım!
Buradayım!
Buradayım!..