Zeynep

Zeynep
Birini sevdiğinde bir düğmeye basıp birdenbire onu sevmekten vazgeçmiyorsun. Eskiden sevdiğin birinden şimdi nefret etsen bile içinde ona karşı bir parça sevgi kalıyor. Sevgi nefretin büyümek için ihtiyaç duyduğu toprak gibi. Birinin olup da diğerinin olmadığı bir ilişki az bulunur bence.
Sayfa 229·Kitabı okudu
Reklam
Hepimiz kalplerimizde sevgiyle dünyaya geliyoruz da hayat içimizde hiçbir sıcaklık ve empati duygusu kalmayana dek o sevgiyi yavaşça yiyip bitiriyor mu diye merak ederim sık sık. Yaşamlarımızda bize nasıl seveceğimizi öğreten biri olup olmamasından bağımsız olarak öğreniyoruz sevmeyi. Sevmek nefes almak gibi içgüdüsel bir şey ama sevgimizi kimseye vermek zorunda değiliz. Eğer istersek, nefesimiz gibi içimizde tutabiliriz. Ama sonsuza kadar değil. Çünkü sonra canımızı acıtmaya başlar.
Sayfa 238·Kitabı okudu
Hepimiz yalnızca bambaşka hayatlarda olabileceğimiz insanların yankıları mıyız diye düşünmeden edemiyorum. Hayatın kumaşındaki bir kırışıklığın yan ürünleri.
Sayfa 238·Kitabı okudu
Gençliğimizi hırstan kaleler yaparak geçiriyoruz ve sonra hayatın hayallerimiz ve dileklerimizle titizlikle inşa ettiğimiz kulelerin üzerine şüphe kumları savurarak onları görünmez kılmasını izliyoruz. Düzleştirilmiş hayatlara razı olmayı öğrenip taviz hapishanelerinin içine yerleşiyoruz. Kabullendiğimiz dünyanın pencerelerinin dışarıyı göremeyecek kadar küçük olması da biraz içimizi rahatlatıyor, böylece kim olabileceğimize dair kumdan kaleler şeklindeki fantezilerimize bakmak zorunda kalmıyoruz.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Ne yerimden kalkacak takatim, ne yeni bir şey öğrenecek mecalim var; bunların yerine yokluğunda kendime inanılmaz meşgaleler buldum. Olmayacak Şeylerin Hayalini Kurma Federasyonu olsa, başkanı ben olurdum Muazzez. Bir gün bana telefon edersen nasıl açacağımın, nasıl "Alo" diyeceğimin hayalini bin kere kurdum. Seni yolda görsem ne yapacağımın, kapıyı çalarsan dürbünden sana kaç dakika bakacağımın, markette karşılaşırsak alışveriş arabasını nasıl kenara çekeceğimin, şans eseri aynı hastanenin aciline kaldırılırsak kalp atışlarımın ritminin, yağmurlu bir günde aynı taksiye binersek eğer takside çalan müziğin, seni bir başkasıyla görürsem nasıl yutkunacağımın, karlı bir günde elimde bir kilo portakalla yürürken seni gördüğümde yere düşürdüğüm portakalların karların üzerine düşüş hızının, bir kitapçıda rafların arasında senin kokunu duyuvermenin hayalini hep kurdum Muazzez. Her şey hazır, bir sen eksiksin. Bitmeseydi, tek meşguliyetim sen yanımda otururken yüzüne bakmak olurdu. Bitti de aklım yolunu buldu.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Reklam