İnsan bazen kendi kendine müebbet biçer. Hepimiz kafamızın içinde pişmanlık hapishaneleri taşırız, öyle ki sebep oldukları vicdan azabından ve acıdan kurtuluş yoktur.
Hepimiz kendi zihinlerimizin içinde yalnız başımıza yolculuk ederiz ama bir başkasının niyetini kötülüğün kuzeyinden ya da yanlışın güneyinden uzaklaştırmak mümkündür. İnsanlar değişebilirler ama değişmemeyi seçerler.
Ve küçük şeylere dikkat ederim çünkü o küçük şeyler, bir insanın gerçekte nasıl biri olduğunu ele veren en büyük ipuçlarıdır. İnsanlar kendilerini başkalarının gördüğü gibi göremezler; hepimiz kırık aynalar taşırız.
Deneyimlerime göre iki çeşit kadın var: bütün hayatını annesine benzememeye çalışarak geçirenler ile tek arzusu annesi gibi olmak olanlar. Fakat genellikle iki taraf da umduğunu bulamaz - bir taraf dönüşmek istemediği kadının kopyası olurken diğer taraf ne kadar uğraşırsa uğraşsın olmak istediği kadın gibi olamaz.
...hayatta asla unutamadığımız insanlar vardır. Ya da ölümde. Unutmuşuz gibi davransak bile. Her zaman aklımızdadırlar; en ıssız düşüncelerimizde saklanır, gerçekleşmesi artık mümkün olmayan hayallerle zihnimize saldırırlar.