Zeynep

Kardeş değiliz diyorum inanmıyorsun Yalan bunca faziletler yalan Bizi bu ciğeri beş para etmez insanlar mahvediyor Aldırma diyorum sana Dünya ikimiz için yaratıldı Üç milyar insan iş olsun diye geldi yeryüzüne
Sayfa 27·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sen bu ayrılıklar için mi yaratıldın söyle Bu zehir zemberek kederler için mi? Bak bütün orkestralar sustu Bütün ışıkları söndü dünyanın Korkma Haydi uzat ellerini Geçmiş yılları yeniden yaşayalım bir bir Bak dinle Bir seslenen var uzaklardan Bak dinle Kader kapıyı çalıyor Gelme diyorsun Gelme diyorsun Bu gel demektir
Sayfa 20·Kitabı okudu
Solfej anahtarlarını kaldıralım Do'ların mi'lerin önünden Bırakalım bu dünya alabildiğine dönsün Ölmekse daha kolay ne var Yaşamaksa sensiz mümkün değil İskender adam edemedi bu dünyayı Biz mi edeceğiz Eflatun çözemedi yaşamanın sırrını Biz mi çözeceğiz Bütün yataklar bir kişilik Git diyorsun Nereye gideyim Birazdan gece olacak Ağır kılıçlar parçalayacak yüreğimi Pis bir koku gibi çökecek üstüme yalnızlığım Seni düşüneceğim stepler ortasında yorgun, kimsesiz Doludizgin atlılar geçmeyecek yüreğimden Bir gözümde gümüş mahmuzların pırıltısı hazin Bir gözümde bozulmuş nal izleri Durup durup ağlayacağım
Sayfa 19·Kitabı okudu
İnsanlar sık sık "başarmanın" nasıl bir his olduğundan bahsederler ama yola koyulmak bir yere varmaktan çok daha değerlidir. Eğer fazla erken başarır ya da fazla erken varırsanız işte o zaman gidecek başka yeriniz kalmaz. Başarı da tıpkı sevgi gibidir - kıymetini herkes bilmez, ona sahip olanlar bile. Dahası, yaşamak daima ileriye bakmak, yola devam etmektir. Asla arkanıza bakmayın çünkü o zaman kendinizi kaybolmuş hissedebilirsiniz.
Sayfa 302·Kitabı okudu
İnsanlar her zaman gerçeğin kurgusunda kaybolurlar. Günümüzde, yaşadığımız hayatları süsleyip püslüyor, dışarıdan nasıl göründüğümüz uğruna bütün gerçeklerimizi parlatıyoruz. Televizyon olsun, sosyal medya olsun fark etmez, bizi ekrandan izleyen yabancılar bizi tanıdıklarını farz ediyorlar. Artık kimse gerçekle ilgilenmiyor, kimse gerçeği "beğenmek", "paylaşmak" ya da "takip etmek" istemiyor. Bunu anlayabiliyorum ama böyle hayal ürünü hayatlar yaşamak tehlikeli olabilir. Görmediklerimiz bizi incitebilir. Yakın gelecekte insanların on beş dakikalık üne değil on beş dakikalık mahremiyete özlem duyacaklarını düşünüyorum.
Sayfa 218·Kitabı okudu