Karakter konusunda bir yargıya varırken her zaman insanı bütün olarak göz önünde tutmamız gerekir; bütünden koparıp alınan öğelerin, örneğin salt bedensel etkenin, salt çevrenin ya da salt eğitimin incelenmesi bunun için yeterli sayılamaz. İnsanı bütün olarak ele alma, bizi bir karabasandan kurtaracak, esenliğe çıkaracaktır. Çünkü bu yoldan ayrılmaz ve onu daha da genişletip mükemmelleştirir, daha derinlemesine bir öztarıyış sayesinde daha yerinde davranabileceğimizi bilirsek, başkalarını, özellikle çocuklarımızı olumlu yönde etkileyebilir, yazgılarını talihin kör cilvelerinin ürünü olmaktan kurtarır, karanlık bir aile ortamından geldikleri için mutsuzlukta soluğu almalarını ya da mutsuz yaşayıp gitmelerini önleyebiliriz. Bunu başarabildik mi, uygarlığın ileriye doğru önemli bir adım atmasını sağlar, kendi yazgısını kendisi belirleyecek bir kuşağı yetiştirme olanağını ele geçiririz.