Hidayet güneşi olanca parlaklığıyla doğmuşken bizlerin, evlerimizi sönük kandillerle aydınlatmaya çalışmamız uygun mudur? İslâm dini sayesinde kavuştuğumuz yüksek ahlâkı, güzel hasletleri ve değerleri unutma hastalığının enkazı altında bırakıp yabancılara el açarak onlardan terbiye, ahlâk ve medeniyet dilenmek reva mıdır?
Şeyh Sa'dî'nin dediği gibi: "Gül ile diken beraberdir. Sen gülü al, dikene bakma. Tavusun kanatlarındaki o rengin vaziyetini görmeyip de yalnız ayaklarına bakmak uygun mudur?"