İnsan bazen uzaklara gitmeyi diliyor; olduğu şehirden çıkmak, adim atmadığı sokaklara girmek, farklı yerlerden gökyüzüne bakmak...
Küçük bir pencereden bakıyorum dağlara ve o dağların arkasinda ne şehirler ne hayatlar ne anılar var diyorum ve ben sadece olduğum yeri görüyorum sonra hayatimiz bu kadar küçük dar sınırlar içinde olmamali diyorum çünkü dünya kocaman... Neden zor olur ki uzaklara gitmek? Mesafe mi mesele hayır hayat meşgalesi, herkes kendi hayatinin peşinden ayni yönde durmaksızın koşuyor neden peki sonu nereye varicak o yolu neden dolu dolu geçirmiyoruz o yolda neden etrafa bakmıyoruz?
Küçükken ilk kitap okumaya başladığım kitap, dünyayı gezen iki kardeşin hikayesiydi bir sürü serisini okuyup ayni zamanda farkli farkli şehirleri öğrenmiştim belki de çocukluğumdan kaldı bu dünyayı gezmek istemem ve uzaklara özlemim...
Mesela ne zaman uçak görsem hayranlıkla gökyüzüne bakıyorum çünkü nereye gittiği önemli olmaksızın bende içinde olmak istiyorum.
Bazıları için cok zordur gitmek işte dört duvar arasında kalıp uzaklara özlem daha da zordur.