Son zamanlarda ufak tefek bahanelerle yazdığı mesajlarda aslında hala seni bekleyip beklemediğimi yokladığının farkındayım. Yani şimdi bunlara ne gerek var Osman, yetişkin insanlarız. Al işte söylüyorum, ben artık istemiyorum.
Güçlü olduğumu sanıyorsun, biliyorum ama değilim. Şu anda rüzgârda sürüklenen bir yaprak kadar kırılgan hissediyorum kendimi. Bu mektup boyunca nefesimi tutmuş gibiyim. Nefesimi bıraksam ağlayacağım, hiç duramayacağım sanki.
...
Kalbim paramparça. Ama yaşamaya devam etmek için, bazen de kalbinin kırılmasına izin vermek zorundasın.