Kitabın ilk bölümü olan yaşlılık ve ölüm bölümünde yaşlılıkla ile ilgili yaptığı tespitleri zaman zaman gülümseyerek zaman zaman içim burkularak okurken bir yandan da ben daha ne olduğunu anlamadan sanki kitap bir çırpıda sona erecekmiş hissine kapıldım fakat sonraki bölümler daha durağan şekilde ilerledi benim açımdan .
Özellikle siyasal kısmını okurken biraz sıkılmadım desem yalan olmaz . Türkiye siyasi tarihini her fırsatta komünist olmakla övünen bir kadın yazarın gözünden görüyorsunuz fikirlerine katılıp katılmamak size kalmış tabii ..
İçeriği bir yana bu kitapta en sevdiğim şey yazarın anlatım tarzi oldu . Acaba Mina Urgan bir roman yazsa nasıl olurdu diye düşünmeden edemedim .