Farz-ı kifâye (...)kolektif veya sosyal sorumluluk alanını temsil eder.
Farz-ı kifâyenin İslamî hükmünü (Gazali) şöyle formüle eder: Eğer bir yerde böyle bir görev hiç kimse tarafından ifa edilmez ise o mahalde olup da durumun farkında olan ve görevi yerine getirme gücü olan herkes günahkâr ve sorumludur. Hatta görevin ihmal edildiği yer veya yakınında olup bunun farkında olmayanlar dahi eğer etrafla ilgilenip öğrenebilecek durumdaysalar sorumlu olurlar. (... Açlık, sefalet veya yokluktan ölme vakaları vb.)
Kişi kendisi için hoş görmediğini başkası için de hoş görmemelidir. Kendisine karşı yapıldığı takdirde ağır bulacağı hiçbir şeyi başkasına karşı yapmamalıdır.
Bir insan için başkasının mülkünde tasarrufta bulunmaktan dolayı zulüm tasavvur edilebilir ancak Allah için, onun mülkü dışında bir mülk olmadığı için böyle bir şey tasavvur edilemez. Onun kendisi dışındaki her şey, insanlar ve cinler, melekler ve şeytanlar, yer ve gökler, hayvan, bitki ve cansız lar, idrak edilenler ve hissedilenler yok iken onun tarafından yaratılan, sonradan olma şeylerdir. Kendisi var ve ondan başka hiçbir şey yok iken ihtiyacı olduğundan değil kudretini göstermek istediğinden dolayı onları yarattı. Bundan dolayı hiç kimsenin ve hiçbir şeyin ona karşı ileri sürebileceği bir hakkı yoktur ve yine bundan dolayı onun hakkında zulüm tasavvur edilemez.
Sosyal adaletin başlıca üç öznesi olduğu söylenebilir: Fert, toplum ve devlet.
... Adaletin fert olduğu durumların da değişen nesnelere veya muhataplara göre iki çeşidi olabilir:
... Fert olduğu durumlar ile bir bütün olarak toplum olduğu durumlar.
Öznenin toplum olduğu sosyal adalet ilişkilerinde normal nesne veya muhataplar, fertler veya toplum altı topluluklardır. Ancak adalet alıcısı sıfatıyla değil ama adalet dağıtıcısı sıfatlarıyla, devlet de toplumun adalet taleplerine muhatap olabilir.
... Öznenin devlet olduğu durumlarda ise nesneyi veya muhatapları fertler, sosyal gruplar veya bir bütün olarak toplum oluşturur.
... öznelerden ikisini kombine eden çift özneli bir sosyal adalet türü vardır ki o da zekâttır.