Ne var ki insan geleceği, şimdiki zamanın boşluktaki bir yansıması olarak hayal eder; oysa gelecek, çoğu gözden kaçan sebeplerin pek yakındaki bir sonucudur genellikle.
Öyle arzular vardır ki, bazen dille sınırlı oldukları halde,bir kez gelişmelerine izin verildi mi, sonuç ne olursa olsun, tatmin edilmeleri gerekir; fazlasıyla uzun süredir seyrettiğimiz çıplak bir omzu öpmemeye dayanamayız, dudaklarımız hızla yılanın üstüne inen bir kuş gibi omza gömülür; açlıktan başımız dönerken bir pastayı yemekten kendimizi alamayız; beklenmedik sözlerle karşımızdakinin ruhunda uyandıracağımız yoğun şaşkınlıktan, heyecandan, ıstırap veya neşeden kendimizi mahrum edemeyiz.