On dokuz dakikada ön bahçenizdeki otları biçebilir, saçınızı boyayabilir, bir hokey maçının üçte birini seyredebilirsiniz. On dokuz dakikada çörek pişirebilir ya da dişinize dolgu yaptırabilirsiniz. Beş kişilik bir ailenin çamaşırlarını katlayabilirsiniz. Ya da, Peter Houghton’ın gayet iyi bildiği gibi… on dokuz dakikada dünyayı cehenneme çevirebilirsiniz.