Hâlâ başım ağrıyor.
Bazen geçer gibi oluyor, bazense ondan başka hiçbir şey kalmıyor ve acı her seferinde anılarla örtüşüyor. Baş ağrısından çok hafıza ağrısı. Hayat agrısı.
Onca zaman, onca sohbet, her şey, en basit ve temel gerçeğe
indirgenmiști.
"Mutluyduk... Seni seviyorum, Rose. Öyle çok seviyorum ki." Onu kollarıma alıp tavşanlı börek ve biraz kiraz yedirmek, iyileştirmek istiyordum. Çok acı çektiğini ve artık ölmek istediğini görebiliyordum ama bunun ne anlama geldiğini bilmiyordum.
Dünyanın dönmeye nasıl devam edeceğini bilmiyordum.