1000Kitap Logosu

zeynooooo

suu
Kinyas ve Kayra'yı inceledi.
531 syf.
·
Puan vermedi
10 yaşındaydım, evimizdeki kitaplığı karıştırıyordum, ablam liseye yeni başlamıştı, yeraltı edebiyatına merak salmıştı ama babam kızardı hep. en azından odana koy şu kitapları, kardeşinin dikkatini çekmesin derdi. yalan yok kapağı hep çok dikkatimi çekerdi de içinde sanki zararlı şeyler varmış gibi karıştırmaya korkardım hep. -aynı şekilde kardeşimin hikayesi kitabının kapağı da öyleydi.- 3 yıl geçti ben birgün ablama sordum, neden dikkatimi çekmemesi gerekiyor ki bu kitap? dedi ki her şey çok karanlık. senin güneşli günlerini soldurmak istemiyorum, hepsi bu. ama böyle deyince içimdeki merak daha bi harlanırdı. birgün oturduk konuştuk, bak dedi 11. sınıf olduğunda bu kitabı oku ve hakkında konuşalım, belki o zaman bu kitap için yeterli birisi olmuş olursun. günler geçti aylar geçti yıllar geçti. ben lisede bir yıl hazırlık okumaya karar verdim, 11. sınıfa geçiş vaktim bir yıl uzadı, aşık oldum, aşık olduğum kişi bu kitabın bende çok şey değiştireceğini söyledi. zamanı hep çektim kendime doğru. çok merak ediyordum, her yandan herkes bir şeyler söylüyordu ve ben en çok bilgiye açık zamanımdaydım. oturdum bu yaz, dedim vakit geldi. zaten ne kalmış şunun şurasında, yakında ehliyetin bile olacak. alt tarafı bir kitap diye sakinleştirmeye çalışıyorum kendimi ama bu kitap hep büyümüş olduğumun bi simgesi olarak koyulmuş önüme, bunu okuduğumda artık çok şey başarmış olacağım , haliyle sakin de kalamıyorum. içim içime sığmıyor, aklım beş karış havada ve ben herkese kendimi kanıtlamak istiyorum. evet, okudum, bitti, gözümde tabiki bu kadar büyütmem normal gelmeyebilir, değil de zaten. sadece rüzgarın nereye eserse beni oraya savurduğu bi dönem, ergenlik, kitap karanlık mı? evet. kaldırabildim mi? evet. kitabı ilk bitirdiğim günler her şey çok daha farklı geliyordu. taşlar tam oturmamıştı ve aradığımı bulamamış gibi hissettirmişti. ama çok değil, 1 2 mevsim geçti üzerinden. şu an her şey çok daha parlak, çok daha anlaşılır ve beynime çok daha ulaşılır. hep kendimin bi miladı olacak sandığım bir kitap ama şu an şunu biliyorum ki bu böyle bir şey değil. konusunu bile bilmediğim bir kitaba karşı miladım olacak hissi beslemem zaten doğru değil. olmadı da. her kitap milada bir adım yaklaştırır ama bu bi süreç, şunu okudum ve evet bu benim miladım! diye bir cümle kuramayacağımı da biliyorum artık. bu... nasıl bir inceleme olmuş dersek de bunun bir inceleme olmadığının da farkındayım. bu daha çok benim bu kitapla serüvenim. bi yerlerde bu duygularım hakkında somut bir şey bulunsun istedim. sonra dedim ki, allah aşkına ben bu kitapla aynı yaştayım, kendimde bu kitabı deşerek inceleme vasfını nasıl bulayım? zaten hakkında söylenecek çok bir şey yok. ne konu hakkında, ne ilerleyiş ne de son. sadece diyorum ki iyiki okumuşum. kendimi çok darladım ben bi süre, kinyas mı kayra mı kinyas mı kayra mı kinyas mı kayra mı? :D birini seçmeme gerek de yokmuş aslında, seçemedim zatem zavallı ben. ama ikisinin de hayatıma çok dokunduğunu hissediyorum, birçok açıdan. kinyas, kin ve yas. kinin yası. teşekkür ederim. hayatımdaki birisi bana senin o sonu haketmediğini, bütün bokları yiyip “artık normal bir insan olacağım heyooooo” diyemeyeceğini söylemişti. ona ne kadar katıldığımı şu aşamada tam olarak bilemiyorum. “annem bilemezdi dünyanın sonunu doğurduğunu...” evet kinyas. kinyas’tan sonra bir kinyas yok! ama kin de var, yas da! onlar hep var. ta ki bütün şehirler, okyanuslar tepsiden düşüp kırılana kadar. kayra, sen kayra yaşayan en karmaşık ruhsun. ismin kayra. kader demek. tanrının ya da mutlak bir enerjinin hayatları programlaması demek. ne büyük güç! seninle...daha bi “karmaşık” hissettim. belki sona yürüdüğümüzü bildiğim içindi hep. ağlamaya her zaman daha müsaittim seninle. kinyas demişti ki “o hasta! çok hasta. ne yaptığını bilmiyor. hayta geldiği için senden özür diliyorum. o çok hasta...” yine de... teşekkür ederim kayra. zaten varoluşsal sancılar çektiğim bir zamanda, düşündüklerimi toplayıp belli cümlelere sığdıramadığım zamanda, işte bunlar söylediğim cümleler! dediğim bir yerde de karşılaştık seninle. tercihler...diyebileceğimiz bir şey olduğu için seninle benim hayatım arasında bir kitap sayfasında kalsın o cümleler. kayra, teşekkür ederim.”beni yüzüstü gömün. çünkü yeterince gördüm!” okuduğunuz için teşekkür ederim, duygularımı yansıtıyordur umarım, buraya kadar zahmet ettiniz. çooook çok uzattım ama kinyasın kayraya notuyla bitirmek istiyorum. kayra, ‘ne kadar yalnızsan o kadar uzağa gidersin. ne kadar terk edersen o kadar ölürsün’ demiştik. hatırlarsın... seni abidjandaki otel odanda gördüğün rüyalardan uyandırdığım için pişman değilim... ama bil ki, zihnin cehennemindir. sonsuza kadar yaşayacak. senin gibi. öldüğünde ise, sen orada olmayacaksın ne yazık ki!
Kinyas ve Kayra
8.6/10
· 16,4bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
3
zeynooooo
Yılların sormadığı, yolların yormadığı, dostların unutmadığı bir ömür için, bu doğum günün bir başlangıç olsun, yeni yaşın Kutlu olsun.. İyi ki doğdun..
1
20
harun özdemir
bir alıntı ekledi.
Suzan Ferhan Karasu Kitabı 21.02.2015 tarihinde elime aldım ...Heyoooooo ilk defa yazarını tanıdığım bir kitap okuyacağım canım arkadaşım ...Hayatımda ayrı bir yeri olan okul arkadaşım , sınıf arkadaşım , aile dostum ...Kültürünü , zekasını , hayat tecrübesini ( ya da başkalarından gözlemlediği hayatlardan esinlenerek oluşturduğu birikimler de olabilir bilmiyorum ) konuşturmuş .Hani bir kahve içimine buluşursunuz dostunuzla bol köpüklü karar bir kahve içersiniz , kadifemsi köpüklerle birlikte sohbet ve mis kahve kokusu başınızı döndürür ya bu kitap da öyle ...Bu kitap sıcak bir dost gibi , siz onunla bir kahve içimi sohbete girmiş gibi oluyorsunuz ...Haruncum ne güzel yazmışsın ama . Ne mutlu sana seni canı gönülden tebrik ederim .Sen hep yaz biz de okuyalım . Seni tanıdığım için musmutluyum kiiiii iyi ki varsın...
1