Uzun zamandır ilk defa bir çırpıda okuyup bitirebildiğim bir roman olan Yere Yakın Yıldızlara Uzak kitabının yorumuyla geldim. Kitabın ana karakteri olan Bestegül bir sabah okula gitmek için metroya bindiğinde, on üç kişiyle beraber metroda mahsur kalıyor. Günlerce açlık, susuzluk ve kendi vicdanlarıyla baş etmeye çalışan bu on dört kişinin çaresizce kurtarılmayı beklerken neler yaşadıklarına şahit oluyoruz. Duygu yüklü ve bir o kadar da etkileyici olan kitapta hem ağladım hem güldüm. Hatta beni ağlatabilen sayılı kitaplar arasında yerini aldı diyebilirim. Birbirinden farklı karakter özelliklerine sahip bu on dört kişiyi tanımak, onları anlamaya çalışmak güzeldi.
Yazarın dilini de oldukça beğendim. Hem akıcı hem de betimlemelerde abartıya kaçmayan bir dili vardı. Elinizden bırakamayacağınız ve bir solukta bitecek bir kitap arayışındaysanız tavsiyemdir.
Eğer dünyayı diğer insanların gözünden görmeyi öğrenirseniz, onların bakış açısıyla kendi davranışlarının haksız olmadığını fark ettiğinizde genellikle şaşıracaksınız.