Söyle bir bakıyorum da eciş bücüş bir arkadaşlıktı bizimkisi. Ama arkadaşlıktı yani. Her şeye rağmen olması gerekenden az değildi. Paramızı paylaşıyoruz, yemeğimizi paylaşıyoruz, daha ne olsun. Aynı düşünceleri ve aynı hisleri paylaşmıyor olabiliriz belki. Ama bir fikir ayrılığı sebebiyle saatlerce kavga etsek ve birimiz yorgun düşüp uyuyakalsa, bir diğeri gidip onun üstünü örterdi. Yetmez mi?
"Sen hiç liselere giriş sınavına hazırlanan bir bizon gördün mü? Bizonun tek gayesi yaşamaktır, o da her şeyi yaşamak için yapar. Ama biz ölene kadar 'Nasıl yaşamak?' sorusuna cevap bulmak zorundayız. Bunun cevabını arayan herkes mecburen karmaşıktır."
Sohbete dahil olmak istiyordum. "Ee abi siz ne işle meşgulsünüz?" diye sordum. "Alım satım." dedi. Midem yandı.
Aman Allahım inanmıyorum, gerçekten alım satım mı yapıyorsunuz? Bu müthiş bir şey... Hayatımda alım satım yapan birisini ilk defa bu kadar yakından tanıma fırsatı buldum. Alım satımda doğru adres bu abinin ta kendisiydi bence. Alım satım onun işiydi.
Giderlerken arkalarından baktım bir süre. Üzücü bir görüntüydü. Ayrılık olsun olmasın, dargınlık olsun olmasın, ben birinin gidişine her zaman üzülüyorum.