Nora 35 yaşında, hayatında hiçbir şey yolunda gitmiyor, ertesi sabaha uyanması için bir sebebi yok. Gece yarısı intihar girişiminin ardından kendini bir kütüphanede buluyor. Olası bütün hayatlarını deneyimleyebileceği hatta istediği hayatta yaşamaya devam edebileceği sonsuz bir kütüphane.
Ben genel olarak daha derin ve düşündürücü bir kitap bekliyordum. Ana karakter 35 yaşında ama kitap boyunca 15 yaşında bir genç kız gibi davranıyor. Depresyon ve intihar konularında da yüzeysel fakat siz de bu konularda zorlananlardansanız bazı bölümlerde yutkunmanız güçleşebilir. Kitabın gidebileceği onlarca yönden akla ilk gelenle bitmesi biraz hayal kırıklığı oldu. Kolay okunup beni zorlamayacak bir kitaba ihtiyacım vardı ve bunu karşıladı.
Seri hakkında çok ümitliydim, şu an tam ihtiyacım olan şeymiş gibi duruyordu ama ilk kitap bunu biraz bile karşılamadı. Neden bu kadar övüldüğünü anlayamadığım, bana göre zamanın çok gerisinde kalmış bir kitap. Neden 5 verdiğimi bile bilmiyorum kitabı düşününce aklımda bu puan canlanıyor. Tavsiye etmem.
Ne kadar kitaptaki "bilinmeyen kadın"la aşk, sevgi hakkındaki fikirlerimiz ters düşse de her okuduğumda beni etkiliyor. Görülmeyişi, yok sayılışı yüreğimi eziyor.
Çok rezil bir kitap. Okurken utanmamak elde değil. Hayattan tek beklentisi evlenmek olan bir genç kızın fantezilerini okuyoruz kitapta. Saçma sapan aşk tanımları yapılıyor her sayfada. Arkada yazan tanıtımla alakası yok zaten. Okunmamalı.
Yarına DokunmakNurgül Çelebi · Müptela Yayıncılık · 201446 okunma
Hapishaneden yeni çıkmış birinin biraz aksiyonlu dışarıya adapte oluş hikayesini anlatan bir kitap zannederek başladım okumaya. Ama tam bir çöp çıktı. Kitapta geçen olayları anlatamıyorum bile. Alkol alkol seks seks alkol adam öldürme alkol alkol seks biraz daha alkol adam öldürme alkol alkol. 203 sayfa böyle özetlenebilir ve yanlış da olmaz. Anlatımıyla, hikayesiyle baştan sona çok kötü bir kitaptı. Sadece, son iki sayfada düşünülmüş ama kitabı okurken çoktan anladığınız bir olay belki son sayfaları okunabilir kılar.
Londra BulvarıKen Bruen · Sel Yayıncılık · 201017 okunma