Son zaten başlangıcın içinde barınıyordu. Ama korkutucuydu, daha doğrusu ölümün tadını önceden almak gibiydi, biraz daha az canlı olmak gibiydi. Rutubetli, küf kokan bir mezara girmişti sanki. O mezarın uzun zamandır kendisini beklediğini bilmesine rağmen de hissettiği ürperti bir türlü geçmemişti.