oysa her sey yolunda. sobanın önünde uyuyan bir kediyle. sonbaharın şiddetiyle. yünlü çoraplarım ve güzel şarkılarıyla radyonun. koltuğun kenarında duran kitaplarla ve ağrımayan başımla. yüzümün rengiyle. kanıyla. her sey yolunda ama bir sey kırıldı. devam edemiyorum. hareket edemiyorum.
içimde göz kırpan küçük bir kuzey yıldızı vardı, yönümü onunla tayin eder, evimi onunla aydınlatırdım. o yıldız ne olduysa ışığını yitirdi. kaybolmak, karanlıkta kalmak da sorun değil. o yıldıza bakmayı seviyordum ben. ben de göz kırpardım ona bazen. göz kırpmaktaki çocukluğu bilirsin. ben artık bilmiyorum
sana çok ama. sana çok uğradım. yerini, yolunu bilmeden. kaybolarak. kaybederek. eksik. çok eksiktim. ama ellerim vardı. ellerimi sakladım. sana ayırdım. ellerimle ellerini yazdım. okudun. anladın mı.
..ve sizin benim mutluluğum için vermek istediğiniz her şey, benim için bir kedere dönüştü ve yararsız bir üzüntüden başka hiç bir şey bırakmadı bende.