Özgür Kök

Özgür Kök
@zgrkk
Reklam
Adalet. Adalet hakkında, Tanrı’nın adaleti hakkında habire bir şeyler duyuyoruz. Tanrı erdemlileri koruyup kollar. Tanrı dinsizlere kazık atar. Adalet mi? Adalet nerede? Hattâ öncelikle Tanrı nerede? Gerçekten öldü mü, sadece tatile mi çıktı, yoksa kafası mı iyi? Adalet anlayışına bakın Tanrı’nın. Pakistan’a sel göndermiş. Zap, bir milyon kişi ölü, zinacıyla bakirenin cesetleri yan yana. Adalet mi bu? Belki. Belki masum sandığımız kurbanlar o kadar da masum değildi. Zap, cüzam hastanesinde çalışan ve kendini hastalarına adayan rahibe cüzama yakalanınca bir gecede dudakları düştü. Zap, cemaatin son iki yüz yıldır inşasına devam ettiği katedral Paskalya arifesinde yaşanan deprem sonucunda yerle bir oldu. Zap. Zap. Tanrı bizimle alay ediyor. Adalet bu mu? Nerede? Nasıl?
Sizi neden davet ettim ki zaten buraya? Neden kitaplarıma, fotoğraflarıma, kirli bulaşıklarıma, lekeli küvetime bakmanıza izin veriyorum? Benlik hissim kayıp gittiği için olmalı. Yalnızlığım boğuyor beni; pencereler kapalı ama en azından kapıyı açtım. Hayatıma bakarak, hayatımın parçalarını kendi deneyimlerinize katarak, gerçek olduğumu, var olduğumu, acı çektiğimi, bir geleceğim yoksa da bir geçmişim olduğunu anlayarak gerçeklikten kopmamı engellemeniz için ihtiyacım var size. Buradan giderken, Evet, Ben David Selig’i tanıyorum, hatta onu çok iyi tanıyorum, diyebilesiniz diye. Ama bu size her şeyi göstermek zorunda olduğum anlamına gelmiyor.
Karanlık gündönümü geliyor tam da doğru anda. Ağarmış ay, sefil, yaşlı bir kafatası gibi parıldıyor. Yapraklar buruşup dökülüyor. Yangınlar sönüyor. Güvercin, bitkin, toprağa süzülürken kanatlarını çırpamıyor, çırpınıyor. Mora çalan kan daralan damarlarda duracak gibi şimdi; ayaz, kasılan kalbi eziyor; ruh büzüşüyor; ayağa bile güvenilmez şimdi. Kelimeler çuvallıyor. Kılavuzlar kaybolduklarını itiraf ediyorlar. Katı olan her şey saydamlaşıyor. Şeyler sona eriyor. Renkler soluyor. Gri zamanlar bunlar, korkum o ki bugünlerde daha da grileşecek Evin kiracıları; kuru bir beynin düşünceleri kurak bir mevsimde.
“Derbide kimi tutuyorsun?” diye sordum. Başını salladı. “Ne anlarım ben atlardan?” dedi. Kalbi bir on sene daha atacak olsa da babamın aslında uzun süredir ölü olduğunu o gün anladım. Tepki vermeyi bırakmıştı. Dünya onu yenmişti.
Reklam