Beyin sapı denilen bu ilkel kökten, duygu merkezleri gelişmiştir. Evrim süresince, milyonlarca yıl sonra, bu duygu alanlarından, üst katmanları meydana getiren karmaşık kıvrımlı dokuların soğan şeklindeki oluşumuyla düşünen beyin, yani "neokorteks" (yeni kabuk) evrilmiştir. Düşünen beynin duygu merkezlerinden gelişmiş olması, ikisi arasındaki ilişkiyi aydınlatmaktadır: Duygusal beyin akılcı beyinden çok daha önce var olmuştur.
Aynı baskılar, hayatta kalabilmek için duygusal tepkilerimizi son derece gerekli kılmıştı. Ancak bu baskılar azaldıkça duygusal repertuarımızın bir kısmının durumlara uygunluğu da azaldı. Eski çağlarda anında parlayan bir öfke hayatta kalmak açısından çok kritik bir avantaj sağlarken, bugün otomatik silahların on üç yaşındakilerin elinde olması, bunu çoğu kez felakete yol açan bir tepkiye dönüştürmüştür.
Herkes kızabilir, bu kolaydır. Ancak doğru insana, doğru ölçüde, doğru zamanda, doğru nedenle ve doğru şekilde kızmak, işte bu kolay değildir.
ARİSTO, Nikomakus Etiği
Bir çok yeni bilgi var. Hayatın içinde kullandığımız ama kökenini bilmedigimiz, duyunca şaşıracağınız bilgiler mevcut.
Yunan, Babil, İskandinav mitolojisi okumuş biri olarak Türk mitolojisinin de en az onlar kadar kökenli ve detaylı olduğunu anladım.
Kitaba ilgiliyse bolca bilgi var ve bunlar resimlerle desteklenmiş ama bazı bölümlerde bilgiler asirilasiyor ve sıkıyor bu yoğun bilgi akışı da bazı şeyleri kacirmaniza sebep olabiliyor. Kitabın anlatım dili bir tık akademiye kayıyor, Yunan ve İskandinav mitolojisinde daha hikaye üstüne bir anlatım vardı ve sıkmıyordu bu tabi birazda yazarla alakalı bir durum.
Yinede okundugunda pişman etmeyen bir kitap. İyi okumalar dilerim