Selamlar, bu kitap hakkında konuşmaya ihtiyacım var. Çünkü hem en güzelinden ters köşe yedim, hem ağladım ve bittiğinde de öyle bir boşluğa düştüm ki anlatamam...
İncelemede spoiler olmaz diye düşünüyorum yani gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz.
Şimdii konumuzla bir başlayalım. 6 genç arkadaş bahar tatili için 9,5 metrelik bir karavanla yola çıkıyorlar. Ama kamp alanına giderken yanlış yola giriyor ve kayboluyorlar. Önce bir tekerlekleri ardından da hepsi patlayınca bunun bir tesadüf olmadığını anlamaları çok uzun sürmüyor. Bu 6 gencimiz dışarıda bir keskin nişancı varken 9,5 metrelik karavana hapsoluyorlar. Keskin nişancının aralarından birinde olduğunu söylediği ve istediği bir sır var ve bu sırrı verene kadar oradan çıkamayacaklar. (Yani en azından canlı çıkamayacaklar.)
Zaten konusunun bile yeterince ilgi çekici olduğunu düşünüyorum. Üstüne gizem gerilim türünde olan bu roman beni hem gerdi hem de yoğun bir merak hissi yaşattı. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ama kurgu ve yazım dilini çok başarılı bulduğum için İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi serisini de mutlaka okumak istiyorum.
Düşüncelerime gelirsek eğer... Bu kitabın orjinal baskısında adı "Five Survive" ve bu baskısının arka kapağında da bahsedildiği üzere biz bir karakterimizi kaybedeceğimizi bilerek okuyoruz. Bu da açıkçası okurken ki gerginliğimi ve merakımı arttırdı. Sürekli kendime birinin öleceğini ve çok bağlanmamam gerektiğini hatırlatsam da öyle bi bağlandım ki karakterlere... bu da benim hatam. Laf onlardan açılmışken karakterlerden de bahsetmeden geçmeyelim (karakterler hakkında kitabın sonundan, kaybettiğimiz karakterden ve sırdan bağımsız olarak düşüncelerimi belirteceğim yani tamamen spoilersız):
Ana karakterimiz Red, düşünceleri çok karmaşık ve mental anlamda zor dönemler geçiren bir karakter. Zihninin içine
27 mayısta İyi Kız Kötü Son sezonu geliyormuş🥰🥰 Geçen günlerde bitirdim ilk sezonu(evet bir tik geciktim) ve bence gayet başarılı bir uyarlama olmuss bu yüzden bu sezon icin daha heycanlıyımm😝. Zaman bulursam rereadlerim 💪🙌
“Çok yaklaşmadan önce gözlerimi kapatacaktım bu arada,” dedi sanki Red’in bunu bilmesi önemliymiş gibi. “Yani seni...”
“İşerken görmedin mi?” diye sordu Red.
“Kesinlikle hayır. Daha o noktaya geldiğimizi düşünmüyorum.”