Bu söz, kanaatini açıklıyordu; çünkü zevkler, bir okul avlusundaki
çocuklar gibi, kalbinin üzerinde o kadar tepinip durmuştu ki, orada hiçbir
yeşillik bitmiyor ve oradan kim geçerse, çocuklardan daha sersem, onlar
gibi adını duvara kazımayı bile akıl edemiyordu.
değişik, arızalı manzaralar peşindeydi. Denizi ancak
fırtınaları için sever, yeşillikten ancak, harabeler arasına parça parça
serpilmiş olursa hoşlanırdı.