“-Başkalarının ne düşündüğünden bana ne? Duygulara ilişkin konularda başkalarıyla ilgilenmek bence çok abes. İnsan kendisi için hisseder, elâlem için değil.”
“Anladım ki, kalbim, kendisini doyurmamış olan, çevresindeki evrenin yenilenmesini istiyorsa, demek ki o, kalbim, değişmemişti; Gilbert’in kalbinin de daha fazla değişmiş olması için bir sebep bulunmadığını düşündüm. Bu yeni arkadaşlığın eskisi ile aynı olduğunu hissettim; tıpkı yıllara yetişemeyen, onları değiştiremeyen arzumuzun kendilerinden habersiz, farklı bir isim taktığı yeni yılların diğerlerinden bir uçurumla ayrılmadığı gibi.”
“..hayatımda ilk kez, zevklerimden onlara göre hareket etmem mantıklı olurmuş gibi söz edildiğini duyuyordum; ben o zamana kadar, zevklere karşı gelmeye görev sanıyordum.”
Ne var ki, Gilberte'e olan aşkımın bana artık bir hiçlik olarak göründüğü anlarda, aşkıma adeta bir yoğunluk kazandırdıkları için Gilberte'e olan aşkımla özdeşleştirmekten hoşlandığım bu taşta ve Bergotte'un yazısında bulduğum güzelliğin aslında bu aşktan önce var olduğunu, bu aşka benzemediklerini, bütün unsurlarının Gilberte henüz beni tanımazken, yetenek veya madenbilim yasaları tarafından belirlenmiş olduğunu ve Gilberte beni sevmese, kitapta da, taşta da hiçbir değişiklik olmayacağını, dolayısıyla onlardan bir mutluluk işareti çıkarmamın anlamsız olduğunu fark ederdim.